(506 S. K. m. 79/10)
Dava: Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 31.12.1982 - 07.05.1991 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti ile sigorta primlerinin işverence yatırılması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde isteğin zamanaşımı yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün,davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukuki nitelikçe davacının davalıya ait işyerinde 31.12.1982 - 07.05.1991 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışma süresinin tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 Sayılı Kanun'un 79/10.maddesi hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurum'ca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Somut olayda; Sosyal Sigortalar Kurumu'nun bağlı bulunduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişince 10.04.1986 tarihli tutanağa dayanılarak davacının 01.12.1983 tarihinden başlayarak ve halen defne yağı ve esansı üretim tesisi inşaatında bekçi olarak çalıştığı saptandığı gibi sigortalının ihbar dilekçesi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu müfettişince mahallinde düzenlenmiş 15.07.1987 günlü tutanakla da davacının 34461 nolu işyerinde çalıştığının ( tarih öngörülmeksizin ) belirlendiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca da;sigortalının Kurum'ca öğrenilen ve sonrasında da kesintisiz biçimde devam eden çalışmaları bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemez.
Kaldı ki,10.04.1986 tarihli müfettiş tutanağında, defne tesisleri inşaatının başlangıçta müteahhide verildiği ancak inşaat işine sonradan kooperatiflikçe devam edildiğinin öngörülmesi giderek davacının S... D... Tesisleri inşaatı işyerinde 01.11.1980 tarihinde işe girişine ilişkin olarak 23 202 nolu işyeri üzerinden işe giriş bildirgesinin işveren sıfatıyla K... Limited Şirketi'nce Kuruma verilmesi karşısında; bu işyerinin dava konusu işyeri ile ayniyetinin belirlenmesi koşuluyla,işveren değişse bile 01.11.1980 tarihinden itibaren sigortalının işyerinden çıkışına kadarki süre için hak düşücü süreden bahsedilemeyeceği de açıktır.
Diğer taraftan;husumetin doğru tevcihi dava şartlarından olup Mahkemece resen gözetilmelidir.
Davada husumet işveren sıfatıyla S.S.S... Tarımsal Kalkınma Kooperatifine yöneltilmiştir. Ne ki adı geçen davalıya ait işyeri l0088 nolu olup davacının bu işyerinden 01.11.1994 - 09.02.2001 dönemindeki çalışma süresi Kuruma bildirilmiştir.Dava konusu çalışmaların geçtiği işyeri ise 15.07.1987 günlü tutanak içeriğine nazaran 34461 nolu Silifke Defne Tesisleri İnşaatı işyeri olup, işyeri işvereni S.S.S... Orman Köylerini Kalkındırma Kooperatifidir.
Hal böyle olunca; özellikle 1989/754 Esas ve 1995/838 Esas sayılı işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin Yargıtay aşamasından geçmeden kesinleşen dosyalarda gözetilmek suretiyle bu iki işyeri ile adı geçen kooperatifler arasındaki fiili ve hukuki ilişki araştırılıp irdelenmek suretiyle davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin işvereni belirlenmeli; husumette yanılma söz konusu ise gerçek işverene dava dilekçesi tebliğ edilerek onun huzuruyla yargılama yapılmalıdır.
Mahkemece açıklanan esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma,inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy