(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, trafik iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen dahili davalı H... Seyahat Tur. San. Tic. Şti. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmü uyarınca, duruşma için gerekli tebligat giderlerini vermediği anlaşıldığından, duruşma isteğinin bu nedenle reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı H... Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair, davacı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi kusurla sorumluluk ilkesini içeren özel bir düzenleme olduğundan, davalı Faris'in yönetimindeki aracın maliki olan ve hükme dayanak raporda kusurluluğu yönünde tespit bulunmayan H... Turizm San. Tic. Ltd. Şti.'nin 506 Sayılı Yasanın 26. maddesindeki özel düzenleme kapsamında sorumluluğunu gerektiren durumu bulunmadığı halde yazılı gerekçelerle tazminle sorumluluğuna hükmedilmiş olması,
3-Trafik iş kazasının oluşumunda otobüs sürücüsü Faris A.'ın %75, ölen sigortalının içinde bulunduğu aracın sürücüsü olan ve aynı kazada öldüğünden kusurunun 506 Sayılı Yasanın 26/son maddesi kapsamında değerlendirilme olasılığı bulunan Abdullah B.'in %25 oranındaki kusuru nedeniyle teselsül hükümlerine dayanılmadığı halde, gerçek zarar tavan hesabının kusur indirimsiz olarak %100 oranı üzerinden belirlenmesi,
4-Sigortalının yasal halefi olarak hareket eden Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerinin, kusurlu işveren ve üçüncü kişilerden isteyebileceğinden fazlasını istemesine olanak bulunmadığından, hak sahipleri tarafından açılan davada her bir hak sahibi için hükmedilmiş olan maddi tazminat miktarının, hak sahipleri için belirlenen gerçek zarar dış tavan değerlerinden mahsubu gereğinin gözetilmemiş olması,
Usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy