(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı, fuzulen ödenen 118.137.117 liranın yaşlılık aylığına yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Abdurrahman Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; Maliye Bakanlığınca 2239 Sayılı Vergi Usul Kanununun 31. maddesinde öngörülen yönteme göre belirlenen %42 oranındaki sakatlığı nedeniyle vergi indirimi tanınmış olan sigortalıya 506 Sayılı Kanunun 60/c-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak sigortalının işverence süresi dışında usulsüz olarak verilen belgeler ile sigortalı gösterilerek Adana Devlet Hastanesinden rapor temin edildiği gerekçesiyle iptal olunan yaşlılık aylığı sonucu fuzulen ödenen yaşlılık aylığının işveren ile sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Burada öncelikli mesele, İdari tasarruf mahiyetinde bulunan Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu'ndan verilip anılan Bakanlıkça da olur verilerek sonuçlandırılmış işlemin ortadan kaldırılması veya yanlışlığın düzeltilmesi için idari makama başvurulması, olumlu yanıt alınamadığı takdirde konunun idari yargıya götürülmesi meselesidir.
Şu halde yaşlılık aylığının iptaline dayanak yapılan % 42 maluliyete ilişkin raporun içeriğinin irdelenip incelenmesiyle bu rapora dayalı Bakanlık olurunun kaldırılması görevi idareye ve idari yargıya ait bulunduğu cihetle bu yönün bu davada çözümlenmesi olanağı yoktur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş: Davacı tarafa anılan rapora ve idari işleme karşı idareye başvurularak yanlışlığın düzeltilmesi, buradan olumlu yanıt alınamaması halinde idari yargıya başvurulması için mehil verilerek, bu hususu ön mesele olarak değerlendirmek ve idari aşama sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Abdurrahman vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy