(506 S. K. m. 26, 87) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan TEK Gen.Müd. ve Hasan Dalkıran Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davacı Kurum, 05.05.1994 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan ve tedaviye müteakip 11.07.1994 tarihinde vefat eden sigortalı Hasan Arı'nın hak sahiplerine bağladığı gelirler ve sigortalıya yapılan tedavi giderleri nedeni ile uğradığı zararı; 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddelerine göre, kazaya konu alçak gerilim şebeke hattı tellerinin yenilenmesi işini ihale eden TEK Genel Müdürlüğü ile söz konusu işin taşeronu ve ölen sigortalının işvereni Hasan Dalkıran ve taşeronun ekip şefi Şener Sevik'den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Yapılan yargılama sonunda davalı Genel Müdürlük ile Şener Sevik'e yönelik dava, kusursuz oldukları gerekçesiyle reddedilmiş, taşeron aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Hükmüne uyulan 08.05.2000 tarihli bozma ilamında; davalı Genel Müdürlüğün kusursuzluğunun kabulü için öncelikle yapılan işin "ihale ile verilen anahtar teslimi iş sözleşmesi kapsamında" kalıp kalmadığının araştırılarak belirlenmesi, kalıyorsa 506 sayılı Yasanın 87/1. maddesine göre asıl işveren olarak sorumlu olmayacağının gözetilmemesi; Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine rağmen ceza davasında 2/8 kusurlu bulunarak mahkûm edilen davalı Şener'in kusursuz kabul edilmesi, işlemiş aktif dönem hesabında 01.01.2000 tarihli asgari ücret artışının dikkate alınmayarak eksik tavan hesabı yapılmasının isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda her ne kadar tüm davalıların yazılı şekilde müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna gidilmişse de;
a) Celbedilen 10.03.1994 tarihli ihale sözleşmesine göre, Gaziosmanpaşa İşletme ve Bakım Müdürlüğü'nün görev sahasında bulunan ve kazaya konu "çıplak iletkenli alçak gerilim hattı iletkenlerinin sökümü, yerine alpek havai hat tesisi ve kullanılmayacak direk, hat, tel ve malzemenin demontajı" işinin, bütün bedel ve giderleri yükleniciye ait olmak üzere belirtilen sürede ve teknik şartnameye uygun olarak eksiksiz ve kullanabilir durumda yapılması için %20 eksiltmeyle ve keşif bedeliyle 09.02.1994 tarihinde davalılardan Hasan'a ihale edildiği anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, TEK Genel Müdürlüğü'nün 506 sayılı Yasanın 87/1 ve 26/1. maddeleri çerçevesinde işveren olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Hal böyle iken müteahhitin %30 kusurundan asıl işveren olarak TEK Genel Müdürlüğünü de sorumlu tutarak, davalı Kuruma aynı oranda kusur izafe eden 25.10.2001 tarihli kusur raporunun hükme esas alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile yeniden kusur incelemesi yaptırmak ve davalı TEK Genel Müdürlüğünün kusur durumunun 506 sayılı Yasanın 26/2. maddesi çerçevesinde irdelenmesini sağlayarak, tüm tarafların kusur oranlarını belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
b) Bozmaya konu ilk karar 03.02.2000 tarihlidir. Hükme dayanak kılınan 16.01.2000 tarihli hesap raporunda bilinen dönemin 01.07.2000 tarihine kadar dikkate alınarak hesaplama yapılmış olmasına, bozma noktasının sadece işlemiş aktif dönem hesabının yapılması sırasında 01.07.1999 - 01.01.2000 arasındaki asgari ücret artışının atlanarak, doğrudan doğruya 01.07.1999 - 01.07.2000 arasındaki asgari ücret artışına göre hesaplama yapılmak suretiyle tavanın düşük hesaplanmış olduğuna yönelik bulunmasına rağmen, bozmadan sonra alınan ve hükme dayanak kılınan 08.02.2002 asıl ve 10.07.2002 tarihli ek raporda, 01.07.2002 tarihine kadar yeni asgari ücret değişikliklerinin dikkate alınarak, bozma dışında kalan ve kesinleşen bu hususun tekrar inceleme konusu yapılması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
c) Kabule konu tedavi giderlerine, sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, tümü için ve kaza tarihi olan 05.05.1994 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy