(2926 S. K. m. 2, 9, 36)
Dava: Murisleri Aydın'ın 21.01.2001 tarihine kadar Bağ-Kur Tarım sigortalısı olduğunun tespiti ile, sağlık harcamalarından oluşan 6.636.610.891 liranın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Av. geldi.Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- İş Mahkemelerinden verilen hükümlere karşı cevapla ( katılma yoluyla ) temyize yasal olanak bulunmadığından, davacı vekilinin maktu vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması suretiyle hükmün onanması isteminin reddine,
2- Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davacılar murisi Aydın'ın 01.11.1982 tarihinden Ekim 2000'e kadar tarımda kendi nam ve hesabına çalıştığı, bu nedenle 2926 Sayılı Yasanın 2.maddesi uyarınca Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine ve hayattayken kendisi için yapılan 6.482.141.844 lira tedavi giderinin davalı Kurum'dan tahsiline karar verilmiştir.
Gerçekten de, 2926 Sayılı Yasanın 9. maddesi yasaya göre sigortalı sayılanların kayıt ve tescillerini yaptırmamaları durumunda tescil işlemlerinin Kurumca re'sen yapılması gereğini öngörmüş olup, aynı Yasanın 36. maddesi prim borçlarının Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsiline de olanak tanımıştır. Bu bağlamda 2926 Sayılı Yasanın 2. maddesi kapsamına girenlerin prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilip Bağ-Kur'a ödenmesi halinde, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi, belirtilen biçimdeki prim ödemesinin tescil konusundaki iradenin ortaya konulması olarak kabulü yasal gerekliliktir.
Ne var ki; davacıların murisinin ürün bedellerinden tevkifatların, bu konudaki uygulamanın başlangıcıyla uyumlu olarak 02.06.1994-15.09.2000 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturalarda yer aldığı, bunlardan da A... A.Ş. unvanlı şirket tarafından 20.07.2000, 20.09.2000 ve 20.10.2000 tarihli banka dekont içerikleriyle kesintilerin Kurum hesabına intikal ettirildiği belirlenmiştir.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında Kurum kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ve araştırma uyarınca davacılar murisinin ürün bedellerinden yapılan tevkifatın Kurum hesabına intikal tarihi esas alınarak sigortalılık tescil tarihini belirlemek gerekirken, sırf müstahsil makbuzlarının varlığından hareketle 2926 Sayılı Yasanın 01.01.1984 olan yürürlük tarihi ve geçici 4.madde uyarınca Adana İli için belirlenen yürürlük tarihinden önceki tarihten başlayarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti yönünde hüküm kurulması; ayrıca sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilme koşullarını düzenleyen 2926 Sayılı Yasanın Ek 1.maddesi ile bu maddenin atıf yaptığı 1479 Sayılı Yasanın Ek 11 ve diğer maddeleriyle özellikle 1479 Sayılı Yasanın Ek 14/b maddesindeki koşullar irdelenmeksizin hastalık sigortası yardımlarından yararlanma hakkının varlığının kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı Avukatı yararına takdir edilen 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, 23.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy