(6183 S. K. m. 58, 79) (506 S. K. m. 84)
Dava: Davacılar, borcun zimmetlerinde sayılmasına ilişkin haciz ihbarının iptaline ve H..-Fırın sahibi Ahmet'e borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davalı Kurumun, prim borçlusu Ahmet'in davacılar Niyazi ve Yusuf'da alacağı olduğu iddiası ile davacılara haciz ihbarnamesi gönderdiği, davacıların 6183 Sayılı Yasanın 79. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 gün içinde itiraz etmediği, süre geçtikten sonra iş bu menfi tespit davasını açmış bulundukları tartışmasızdır.
Haciz ihbarnamesi kesinleşmiş bulunsa bile üçüncü kişiler ödeme emrinin tebliğ edilmesinden önceki evrede prim borçlusunun kendilerinden herhangi bir alacağı bulunmadığına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası açabilirler.Zira aynı Yasanın 58. maddesine göre borçlu, borçlu bulunmadığına dair dava açabilir.İddiasını yöntemince kanıtladığı takdirde ödeme emrinin iptaline karar verilebilir.Çoğun içinde azında bulunduğu kuralı gereğince borçlunun, ödeme emrinin çıkartılmasından önceki evrede de böyle bir dava açma hakkına sahip bulunduğu açık-seçik ortadadır.
Kaldı ki 6183 Sayılı Yasanın 58. maddesine göre dava açma süresi hak düşürücü süreye uğramış olsa bile prim borçlusu 506 Sayılı Yasanın 84. maddesi hükümleri uyarınca istirdat davası açabilir.
Ne ki davanın ispat yöntemine gelince, bilindiği gibi haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren üçüncü kişi 7 günlük itiraz süresini geçirmişse "borcun zimmetinde malın elinde sayılacağı" sözü edilen Yasanın 79. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükümlerindendir.Bu kural yasal bir karine olup, aksinin aynı güç ve nitelikteki delillerle kanıtlanması gerekir.Başka bir anlatımla aksinin yazılı delillerle ispat edilmesi icab eder.Mahkemece davacıların asıl prim borçlusuna herhangi bir borçlarının bulunup bulunmadığı yeterince ve gereğince açıklanan doğrultuda araştırılıp saptanmamıştır.Hal böyle olunca, iddia ve savunma çevresinde taraflardan delilleri sorulup toplanmadan, keza gerektiğinde davacıların, asıl prim borçlusunun ve Kurumun kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy