(506 S. K. m. 85, Geç. m. 81)
Dava: Davacı, 01.08.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukuki nitelikçe davacıya; 15.07.2002 günlü tahsis talebine göre Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan 01.08.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
04.07.1951 doğumlu olan bayan sigortalının, 01.05.1987-01.07.1987 döneminde 60 gün Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi zorunlu, 01.04.1990-31.01.2000 döneminde 3540 gün yine aynı kurumdan isteğe bağlı sigortalılığı olduğu, davacının 2000 yılı Ocak ayına ait isteğe bağlı sigortalılık primini 15.07.2002 tarihinde kuruma ödediği dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Kanuna 4447 Sayılı Kanunla eklenen geçici 81. maddenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen ve 4579 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen C bendinin ( a ) alt bendi hükmüne göre; 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini ve 50 yaşını dolduran ve 3600 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olan kadın sigortalılara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Somut olayda; sigortalılık başlangıç tarihi 01.05.1987, doğum tarihi 04.07.1951 olan davacı yönünden; 23.05.2002 tarihi itibariyle anılan bendde öngörülen 15 yıllık sigortalılık süresi ve 50 yaşın doldurulmuş bulunmasına ilişkin koşullar gerçekleşmiş ise de; davacının 2000 yılı Ocak ayı primini 15.07.2002 de kuruma ödemesi nedeniyle 23.05.2002 tarihinde 3600 gün prim ödeme şartı mevcut olmadığından; davacıya C-a bendindeki koşullara göre yaşlılık aylığı tahsisi mümkün değildir ve mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü yerindedir.
Ne ki, davacının 02.05.2002 günlü önceki tahsis talebi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumunca verilen 10.05.2002 tarihli cevapta; davacıya sadece Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi zorunlu sigortalılık süresi bildirilmiş, isteğe bağlı sigortalılık süresine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış bu bağlamda sigortalıya; 3600 gün prim ödeme koşuluna göre 30 günlük prim eksiği olduğuna dair bilgi ve uyarıda bulunulmamıştır.
Oysa, bir Anayasal Sosyal Güvenlik Kuruluşunun sigortalılarına karşı görevi; sadece primleri tahsil etmek değil, sigortalıların haklarını korumak ve gerektiğinde sigortalıları uyarmak ve onların hak kaybına uğramalarını önlemektir.
Nitekim somut olayda; davalı Kurumun Anayasal nitelikteki bu uyarı görevini zamanında yerine getirmemesi sonucu; davacının 30 günlük prim eksiğini 23.05.2002 tarihinden önce kuruma ödeyerek anılan bend hükmünden yararlanması engellenmiştir.
Bu durumda kurum; açıklanan kusurlu eyleminin sonucuna katlanmalıdır. Kaldı ki, kurumun bu davranışı, Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları ile de bağdaşmamaktadır.
Hal böyle olunca da; davacıya 15.07.2002 günlü tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.08.2002 tarihi itibariyle davalı Kurumca yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, üye muhalefetlerine karşı; Üye oylarıyla ve oyçokluğuyla 23.10.2003 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI :
Davacı 27.09.2002 tarihli dava dilekçesiyle Kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacı ilk defa sigortalı olarak tescil edildiği 193938.35 nolu işyerinde 01.05.1987-01.07.1987 tarihleri arasında toplam 60 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, 13.03.1990 tarihinde 506 sayılı Yasanın 85. maddesi uyarınca isteğe bağlı sigortalı olma talebinde bulunup Kurumca 29.03.1990 tarihinde bu talebi kabul edilen davacının 01.04.1990-30.12.1999 arası 3510 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğu, uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı, 02.05.2002 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuş, bu talebine Kurumca verilen 10.05.2002 tarihli yanıtta; "506 sayılı Yasaya 4447 sayılı Yasa ile eklenen geçici 81/c-b maddesi uyarınca 3600 gün prim ödeyip 52 yaşını dolduracağı 04.07.2003 tarihinde müracaatı halinde dosyasının işleme alınacağının" belirtilerek tahsis talebi kabul edilmemiştir.
31.05.2002 tarihli tahsis talep dilekçesine Kurumca verilen 09.07.2002 tarihli yanıtta da; ilk işe giriş tarihinin 1987 olduğu ve toplam 3570 gün prim ödemesinin bulunduğu, 3600 gün şartını yerine getirdikten sonra yeniden yazılı müracaatı gerektiği belirtilmiştir.
Bu kez davacı 2000/Ocak ayına ait 30 günlük isteğe bağlı sigorta primini 15.07.2002 tarihinde gecikme zammı ile Kurum veznesine yatırarak, aynı tarihte tekrar yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, bu talebine Kurumca verilen 02.09.2002 tarihli yanıtta; "ilk defa sigortalı olduğu 01.05.1987 tarihinden dilekçe tarihine kadar 15 yıl 2 ay 14 gün sigortalılık süresi olduğu, bu sürede toplam 3600 gün sigorta primi ödediğinin tespit edildiği, 506 sayılı Yasanın geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının 4759 sayılı Yasa ile değişik c/b bendi gereğince 52 yaşını dolduracağı 04.07.2003 tarihinden sonra tekrar müracaatı halinde kendisine yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin" bildirildiği görülmüştür.
04.07.1951 doğumlu olan davacının, ilk kez tahsis talebinde bulunduğu 02.05.2002 tarihinde 51 yaşını doldurduğu, 15 yıl, 1 gün sigortalılık süresinin bulunduğu, bu sürede toplam 3570 gün M.Y.Ö. sigortaları primi ödemiş olduğu, 4447 sayılı Yasa ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa eklenen Geçici 81 maddenin c/a maddesine göre 23.05.2002 tarihi itibariyle 3600 gün prim ödeme gün sayısı bulunmadığından bu bent kapsamına girmeyip, anılan maddenin c/b alt bendine girdiği, bu bent gereğince de 52 yaş şartını yerine getirmediğinden ve 3600 gün prim ödemesi bulunmadığından kendisine yaşlılık aylığı bağlanamayacağı ortadadır.
Davacı 3600 gün prim ödeme koşulunu 15.07.2002 tarihinde Kurum veznesine yatırdığı 2000/Ocak ayına ait isteğe bağlı sigorta primi ile yerine getirmiştir.
Ne var ki; 3600 gün prim ödeme koşulunun oluştuğu ve tekrar tahsis talebinde bulunduğu 15.07.2002 tarihinde yürürlükte bulunan 4759 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasanın geçici 81/c-b maddesine göre 23.05.2002 tarihi itibariyle 3600 gün prim ödeme koşulunu yerine getirmemiş durumda olan davacıya, 52 yaşını dolduracağı 04.07.2003 tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanmasına yasaca olanak bulunmamaktadır.Açıklandığı üzere yerel mahkeme kararını bozan çoğunluk kararına karşıyız.
Mahkeme kararının Onanması görüşündeyiz.
Full & Egal Universal Law Academy