(506 S. K. m. 60/F, Geç. m. 81) (2829 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıcının geriye götürülmesi şartıyla sigortalılık süresini 25 yıla tamamlayan miktarda askerlik borçlandırılması yaptırılarak çıkacak borcun ödenmesi halinde yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya konu istemlerden biri de; davacıya, Sosyal Sigortalar Kurumu'nca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin bulunmaktadır.
Öncelikle Mahkemenin; 506 Sayılı Kanun'un 60/F ve 2829 Sayılı Kanun'un 6/1. maddesi hükmü çevresinde; sigortalılığın başlangıcı tarihinden önceki askerlik sürelerinin borçlanılması halinde ( =borçlanma bedelinin ödenmesi koşuluyla ) sigortalılık başlangıç tarihinin, borçlanılan gün sayısı kadar geri götürüleceğine ilişkin kabulü yerindedir.
Diğer taraftan, davada; davacının, 01.05.1979-30.09.1982 döneminde 5434 Sayılı Kanuna, 03.01.1984-15.08.1996, 01.12.1996-05.06.1997 döneminde 1479 Sayılı Kanuna ve 15.08.1996-30.11.1996, 01.08.1997-31.12.2002 döneminde 506 Sayılı Kanuna tabi olmak üzere birleştirilmiş hizmet süreleri toplamına göre 5000'den fazla prim ödeme gün sayısının bulunduğu yine; 2829 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi hükmü kapsamında birleştirilen hizmet süreleri toplamı itibariyle son 7 yıldaki fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumun Sosyal Sigortalar Kurumu olduğu ve bu kurumca kendi mevzuatına yani 506 Sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu yönde; askerlik borçlanması gözetilmese dahi 01.05.1979 olan sigortalılık başlangıç tarihine göre, 23.05.2002 tarihi itibariyle 23 yıllık sigortalılık süresi bulunan davacının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi ancak; 506 Sayılı Kanun'un geçici 81. maddesi 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen ve 4759 Sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen B bendinin a alt bendinde öngörülen 25 yıllık sigortalılık süresi, 44 yaşın ikmali ve en az 5000 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminin ödenmiş olmasına ilişkin koşulların varlığı halinde mümkündür.
Öte yandan, 04.11.1975-23.07.1977 dönemindeki 1 yıl 8 aylık askerlik süresini borçlanmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan önce 23.01.2001 sonra 15.10.2002 tarihinde talepte bulunan davacı; dava tarihi itibariyle ve halen kuruma borçlanma bedelini ödememiştir. Davacının 506 Sayılı Kanun'un 60/H maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması konusunda kurumdan yazılı istemi de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca da; askerlik borçlanma bedelinin ödenmemesi nedeniyle dava tarihi itibariyle dahi 25 yıllık sigortalılık süresini doldurmayan davacının; 506 Sayılı Kanun'un anılan geçici 81. maddesinin 4759 Sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen B-a maddesine göre yaşlılık aylığından yararlanması mümkün olmadığından; mahkemece, bu yöne ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy