(506 S. K. m.26)
Dava: Davacı, trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, Davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup davacı Kurum'un rücu alacağının dış tavanının belirlenmesinde; davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün 1999/30 Esas sayılı önceki rücu davasında taraf olmaması nedeniyle o davada hükme esas kılınan 22.02.2000 tarihli hesap raporunda saptanmış gerçek zarar değerlerinin, gelirdeki artışa ilişkin bu davada adı geçen davalı bakımından bağlayıcı nitelik taşımadığı ve kurumun anılan madde kapsamındaki rücu alacağının haleflik hukuku temeline dayandığı gözetilmek suretiyle; eş dışındaki hak sahipleri yönünden 1996/401 Esas sayılı, eş yönünden ise 1998/461 Esas sayılı kesinleşmiş tazminat davalarında hükme esas kılınmış hesap raporlarında öngörülen maddi zarar miktarlarına göre ve davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilmek suretiyle dış tavan kontrolünün yapılması gerekirken aksinin kabulündeki isabetsizliğin dava dilekçesindeki istem ve hükmedilen miktar itibariyle iş bu davada sonuca etkili olmayıp ileride açılacak artış davalarında gözetilmesinin mümkün bulunmasına göre;
Sonuç: Yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne yükletilmesine, 07.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy