(1479 S. K. m. 24, 26)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile fuzulen alınan 698.250.000.-lira primin yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; davacının mecburi Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı ile çakışan Bağ-Kur sigortalılıklarının iptali ile fuzuli ödenen 698.250.000.-lira primin, ödeme günü olan 16 Ağustos 2000 gününden başlayarak davalı Kurumdan yasal faizi ile tahsiline ilişkin olup, yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24 ve 26. maddeleridir.
Davaya dayanak olan Bağ-Kur şahsi dosyasının içeriğinden, davacının önceleri Ö San. Ve Tic. Limited Şirketi'nin kurucu ortağı olarak 01.08.1991 tarihinde Bağ-Kur'a resen tescil edildiği, bu şirketten 16.04.1993 tarihinde ayrıldığı daha sonra L Limited Şirketi'ne yine kurucu ortak olarak 07.04.1992 tarihinde girdiği ve bu suretle Bağ-Kur'a resen tescil edildiği, 09.04.1993 tarihinde hisse devri suretiyle bu şirketten de ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı Kurumun, davacının bu durumları itibariyle 01.08.1991-30.06.1999 tarihleri arasında sigortalısı olarak kabul ederek B 10. İcra Müdürlüğü'nün 1999/5178 sayılı dosyasıyla 365.140.985.-TL. prim aslı ile 286.880.529.-TL. gecikme zammı toplamı olan 652.021.514.-TL. için icra takibine giriştiği ve 1.148.000.000.-TL. tahsil etmek suretiyle takip dosyasını kapattığı görülmektedir.
Kurumun bu işlemleri nedeniyle davacı, 19.980.705 sigorta sicil numarasıyla Muhammet'e ait 67774.13.01 sayılı işyerinde hizmet akdiyle 01.02.1992 tarihinde işe başladığını, bu iş yerinden 15.10.1992 tarihinde çıktığını, bilâhare aynı iş yerine 01.02.1994 tarihinde tekrar girerek bu iş yerinde 1999 yılının sonuna kadar Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştığını, sigorta primlerini ödediğini beyan ederek iş bu davayı açmış bulunmaktadır.
Anayasanın 48. maddesine göre, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan davacının yukarıda adları yazılı şirketlerin dışında hizmet akdiyle çalışması mümkündür ve davacının hizmet akdiyle çalışmasını sınırlayan her hangi bir yasa hükmü ( normu ) bulunmamaktadır. "Bu cümleden olarak baskın çalışmaya değer verilmelidir." Ancak, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi hizmetlerinin gerçek olup, olmadığının, fiili bulunup bulunmadığının, davacının soyadı itibariyle davacı ile işvereni Muhammet arasında her hangi bir akrabalık bağı olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bunun için konu Sosyal Sigortalar Kurumu'nun hak alanını da ilgilendirdiğinden mahkemece Sosyal Sigortalar Kurumu da davaya dahil edilmeli, açıklanan durumlar itibariyle tarafların karşılıklı delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik tahkikata göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy