(2709 S. K. m. 73) (3065 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 388, 389, 417, 419, 423) (1136 S. K. m. 164, 169)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ilişkin işyerinde 01.10.1995 - 23.12.1999 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Anayasanın 73. maddesi ile 3065 S. Katma Değer Vergisi Yasasının 20. maddesi hükümlerine göre, lehine hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 423. maddesi hükmüne aykırı olarak 04.12.2002 gününde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesi gereğince vekalet ücreti ile birlikte katma değer vergisine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
2- Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 423, Avukatlık Yasasının 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ilişkin olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının tüm sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ait 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388 ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekirken, Avukatlık Yasasının avukatla iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 164/son maddesine yanlış anlam verilerek, taraflar lehine hükmolunması gereken avukatlık ücretinin; yazılı biçimde davacı vekiline verilmesine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
3- Mahkeme, yargılama giderinin davalı işverenden alınmasına karar vermiştir. Bilindiği gibi Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 419. maddesi gereğince davalılar birden çok ise yargılama giderleri davadaki ilgilerine göre paylaştırılır ve kendileri zincirleme olarak (müteselsilen) sorumlu kabul edilir. Yargılama giderinin tamamının davalı işverene yüklenmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: 1- Hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan davalı işverenlikten sözcüklerinin silinerek yerine davalılardan zincirleme olarak (müteselsilen) sözcüklerinin yazılmasına,
2- Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan davalı işverenlikten alınıp davacı vekiline sözcüklerinin silinerek yerine davalılardan zincirleme olarak (müteselsilen) alınıp davacı tarafa sözcüklerinin yazılmasına ve aynı bentde yer alan Tarifenin 21. maddesi gereğince katma değer vergisiyle birlikte sözcüklerinin çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy