(6183 S. K. m. 58) (2709 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 388, 389, 417, 423, 438) (3065 S. K. m. 20) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, prim ve gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davalı Kurum davacıya ödemesi için yazı göndermiş olup, ödeme emri göndermemiştir. Mevcut davada ödeme emrine itiraz davası değildir. Bu durumda 6183 sayılı Yasanın 58/5 maddesi gereği %10 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Anayasanın,73. maddesi ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20.maddesi hükümlerine göre, lehine hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423.maddesi hükmüne aykırı olarak 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesi gereğince vekalet ücret ile birlikte Katma Değer Vergisine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423, Avukatlık Kanununun 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1.maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekirken, Avukatlık Kanununun; avukatla iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 164/son maddesine yanlış anlam verilerek, taraflar lehine hükmolunması gereken avukatlık ücretinin; yazılı şekilde davalı vekiline verilmesine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Hükmün 1. bendinde yer alan 182.383.605 lira tazminatın davacı yandan alınarak davalı Kuruma ödenmesine sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına,
Sonuç: Hükmün ücreti vekalete dair 3.bendinde yer alan 200.000.000 lira maktu vekalet ücreti ve %18 KDV tutarı olan 36.000.000 liranın davacı yandan tahsili ile davalı vekiline verilmesine sözcüklerinin silinmesi ile yerine 200.000.000 lira maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı kuruma verilmesine sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 01.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy