(506 S. K. m. 12)
Dava: İş kazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ile karşı taraf adına Avukat geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: 1-Dava dilekçesinde, ceza yargılaması sürecinde alınan kusur raporunda işverene yüklenen 4/8 kusur oranı üzerinden istemde bulunulmuş, dosya içeriğine getirtilen Şırnak Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının okunduğu 4.11.1997 tarihli oturumda davacı vekili ceza yargılamasında belirlenen kusur oranlarına itirazları olmadığını ve bu kusur oranı üzerinden hesap raporu alınması gereğini dile getirmiştir. Ancak, davalı vekilinin itirazları üzerine yapılan kusur incelemesi sonucunda davalı işverenin % 80 oranında kusurlu bulunduğu sonucuna varılıp bu kusur oranı hükme dayanak alınmıştır. Davacı vekilinin 4/8 kusur oranını kabulünün davalı yararına doğurduğu hukuksal sonuç gözetilmeksizin, itirazlarıyla daha yüksek kusur oranıyla sorumluluğu yönüne gidilmiş olması,
2-Haksahiplerinin gerçek zarar tavan değerlerinin belirlenmesine yönelik incelemede, Hatice'nin evlendiğine ilişkin yazı içeriklerinin doğruluğunun araştırılması, Hanife'nin ise 25 yaşında ve bekar olduğu gözetilerek destek süresinin muhtemel evlenme yaşına göre belirlenmesi gereklerinin gözetilmemesi; gelir bağlama kararında açıklık olmamakla birlikte, ölen sigortalının yaşı ve çalışma süresi gözetildiğinde haksahiplerinin pasif dönem zararlarının olup olmadığına etkisi yönünden, sigortalının hayattayken yaşlılık sigortası kolundan ödemiş olduğu primler nedeniyle bağlanan aylık bulunup bulunmadığının araştırılmamış olması; dava dışı kusurlu kişilerin kusuru nedeniyle teselsül hükümlerine dayanılmadığı halde gerçek zarar tavanının % 100 kusur oranına göre belirlenmesi,
3-Hükmedilen meblağın birden fazla gelir onay tarihine dayalı olmasına karşın tümü için ilk gelir bağlama kararı onay tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davalı Avukatı yararına takdir edilen 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy