(1475 S. K. m. 61)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1979-1998 yılları arasında geçen ve davalı Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: Davalıya ait işyerinde, 01.02.1983-01.12.1998 tarihleri arasında sürekli çalışmanın tespiti yönünde hüküm kurulmuş olup; davacının davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmaları nedeniyle tespite konu dönem içinde yer alan farklı tarihlerde yedi adet işe giriş bildirgesi verildiği, bu giriş bildirimlerine dayalı prim ödemeleriyle çıkış bildirimlerinin de yapılmış olduğu ve aynı dönem içerisinde 03.09.1989, 02.05.1990 ve 15.07.1998 tarihlerinde ise davalı dışındaki işverenlerin işyerlerinden düzenlenmiş işe giriş bildirgeleriyle kısmi çalışma bildirimlerinin yapıldığı dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Çalışma süresinin tespitine ilişkin hüküm kurulurken, yukarıda belirtilen çok sayıdaki işe giriş ve çıkış bildirimleri karşısında, işin ve aradaki çalışma ilişkisinin niteliği konusunda işveren nezdindeki belgeler, Kurum'da işyeri adına tutulan dosya içeriği, dava konusu edilen ve uzun bir süreyi kapsayan dönemde işyeriyle ilgili teftiş işlemleri sonucu düzenlenen tutanak ve raporlar da getirtilmek suretiyle, niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin davada gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, gereğinde resen toplanacak kanıtlar, aynı işyerinde veya yakın işyerlerinde çalışması bulunan kişilerin tanıklığına başvurulması, başka işverenlere ait işyerlerindeki çalışmaların dışlanması ve bu çalışmaların istemin gerçekliği yönünden değerlendirilmesi gerekleri üzerinde durulmaksızın, çalışma süresi konusunda yeterli bilgi içermeyen ve kısmen iddiayla çelişen tanık anlatımlarına dayalı olarak, yöntemince Kurum'a bildirilmiş çalışmaların dışlanması gereğine yer verilmeksizin hüküm kurulmuş olması; ayrıca yargılama harcından bağışık olmayan davalı işverenin karar ve ilam harcıyla sorumlu tutulması gereğinin de gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy