(1479 S. K. m. 24) (3065 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, 20.04.1982-31.05.2002 tarihleri arası 20 yıl 1 ay 10 günlük Bağ-Kur sigortalılığı bulunduğunun, ve 01.06.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dava hukukî nitelikçe davacının 20.04.1982-31.05.2002 dönemindeki 20 yıl 1 ay 10 günlük Bağ-Kur esnaf sigortalılığının geçerliliği ile 01.06.2002 tarihinden itibaren aynı Kurumca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
1479 sayılı Kanunun 24/I-a maddesi hükmüne göre, Anonim Şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları bu Kanun kapsamında sigortalı sayılırlar.
Dava konusu olayda; davacı, 15.04.1992 varide tarihli giriş bildirgesi ile Anonim Şirket ortağı sıfatıyla 20.04.1982 tarihi itibariyle Bağ-Kur zorunlu sigortalısı olarak tescil edilmişse de, özellikle 20.04.1982-15.04.1992 dönemi için ilgili sicil memurluğunun cevabi yazılarında, davacının davaya konu dönemde, Anonim Şirket kurucu ortağı ya da yönetim kurulu üyesi ortak olduğuna ilişkin bilgi olmadığının bildirilmesi; ne ki şirket yönetim kurulu üyeliğine seçildiğine ilişkin 21.05.1983 tarihli yönetim kurulu kararının bulunması karşısında; bu husus, şirket kayıtları üzerinden gereğince araştırılarak davacı kurucu ortak ya da yönetim kurulu üyesi ortak olduğu dönem için zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmelidir.
Diğer taraftan sigortalı, 3780 sayılı Kanundan yararlanmak suretiyle geçmişe yönelik olarak Kuruma prim ödemesinde bulunmuşsa da; gerek 3780 gerekse 4247 sayılı Kanunlar kazanılmış ve mevcut sigortalılığa ilişkin olarak tahakkuk etmiş prim borçlarının ödenmesine ilişkin olup; Kurumun hatalı işlemi ile bu yasalardan yararlanmak suretiyle geriye yönelik olarak primlerin ödenmesinin; sigortalı olmadığı süreler yönünden kendi yararına usulî kazanılmış hak yaratması mümkün değildir.
Kuşkusuz davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması olmasa ve yine isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı başvurusu bulunmasa bile; isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak biçimde ilk defa prim ödemeye başladığı 15.04.1992 tarihini takip eden aybaşından ( 01.05.1992 ) itibaren primini ödediği sürelerin, anılan Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gereği açıktır.
Hal böyle olunca, sigortalının 03.06.2002 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu da gözetilerek, yaşlılık aylığından yararlanma koşullarının varlığı; yukarıdaki açıklamalar kapsamında yapılacak araştırma sonucuna göre yeniden irdelenmelidir.
Öte yandan, dosya içeriğinde mevcut sigortalı bilgilerini içeren hesap ekstresinde sigortalının cinsiyeti ile doğum tarihine ilişkin bilgilerin davacınınkinden farklılığının nedenleri üzerinde de durulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
2- Anayasanın, 73. maddesi ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20. maddesi hükümlerine göre, lehine hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesi hükmüne aykırı olarak 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesi gereğince asgari ücret ile birlikte Katma Değer Vergisine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca kabule göre de; davacının sigortalılık süresinin; kararın hüküm fıkrasında, 20 yıl 1 ay 10 gün yerine yazım hatası sonucu 20 yıl 110 gün olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy