(506 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Davacılar, iş kazası sonucu ölen oğullan Celal Çetin'in bakımına muhtaç olduklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine gereği düşünüldü:
Karar: Dava; iş kazası sonucu ölen sigortalı Celal Çetin'in anne ve babası olan davacıların, ölen oğullarının bakımına muhtaç olduklarının tespitine ilişkin olup yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 4958 sayılı Yasa ile değişik 24. maddesidir.
506 sayılı Yasanın değişen önceki 24. maddesine göre, ölen sigortalının ana ve babasına gelir bağlanması için, ana ve babanın sigortalının bakımına muhtaç olmaları gerekirdi. Bu hüküm, 506 sayılı Kanunun 4958 sayılı Kanunla değişik 24. maddesiyle, sigortalının ölümü tarihinde "Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan" olarak değiştirilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 76. maddesi uyarınca, hakimin bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice-i taleple bağlı olup dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığından kanunları re'sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice-i talepleri karara bağlamakla mükelleftir.
Görülmekte olan dava, henüz derdest olup taraflar yararına müktesep bir hak doğurmamaktadır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular çerçevesinde Mahkemece yapılacak iş, 506 sayılı Yasanın değişik 24. maddesi gereğince davacıların sigortalı olan oğullarının ölüm tarihinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmalarının bulunup bulunmadığını, sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık alıp almadıklarını araştırmak, araştırma sonucunda değişik kanunun öngördüğü şartlar oluşmuş ise, davayı kabul etmek; açıklanan şartlar oluşmamış ise, davayı reddetmekten ibarettir.
506 sayılı Kanunun lehe değişen hükümleri nazara alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy