(3201 S. K. m. 6) (YHGK 05.02.2003 T. 2003/21-790 E. 2003/61 K.)
Davacı ve karşı davalı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 15.656.863.872 Liranın yasal faiziyle birlikte tahsiline, davalı ve karşı davacı ise kurumun aylık kesme kararının iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına, bu mümkün olmadığı taktirde yatırdığı bedelin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davacı ve karşı davalı Sosyal Sigortalar Kurumu'nun davasının kabulüne, diğer davanın ise kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik ha1çimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Sosyal Sigortalar Kurumunun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı (karşı davalı) kurum, davalı (karşı davacı) Ali'nin, "yurda kesin dönüş beyanına karşın, 31.1.2001 tarihine kadar fiilen Almanya' da çalıştığının anlaşıldığı, bu nedenle de 3201 Sayılı Yasa uyarınca yaptığı borçlanmanın iptali ile, kendisine (22.1.2002 tarihine kadar) ödenen yaşlılık aylıklarının ve yasal faizleri toplamı olan tutarın tahsilini" istemektedir.
Davalı ise, karşı davasında; "3201 Sayılı Yasa ile yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun tespiti ile aylık kesme işleminin iptaline karar verilmesini" istemekte olup, mahkemece, "borçlanmanın geçerli olduğunun tespitine, aylık kesme işleminin iptali isteminin reddine ve davacı karşı davalı kurumun istirdat isteminin (31.01.2001 tarihinden sonra ödenen yaşlılık aylıklarının kurum tarafından istirdadının yerinde olmadığı yönündeki gerekçesine de aykırı olarak) kabulüne" karar verilmiştir.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 gün ve 36/198 sayılı kararı ile iptal edilmesi ve ardından 4958 Sayılı Yasanın 56. maddesi ile 3201 Sayılı Yasanın 3. maddesinde bu yönde düzenleme yapılmış olması karşısında, mahkemenin, 3201 Sayılı Yasa ile yapılan yurt dışı borçlanmanın geçerliliği yönündeki kararı isabetlidir.
Ne var ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.2.2003 gün ve 21-790/61 sayılı; "borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşün zorunlu olmadığına ve yurda kesin dönüş koşulu yerine getirilmeksizin yapılan borçlanmaların geçerli olduğuna, ancak yurda kesin dönüş yapılıncaya kadar borçlanma hukuken askıya alınarak 3201 Sayılı Yasanın 6. maddesine göre yurda kesin dönüş yapılmadıkça yaşlılık aylığı bağlanamayacağı ve giderek aylığın başlatılmamasına, şayet bağlanmışsa aylığın kesilerek fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının kurumca geri istenmesinin mümkün bulunduğu, hukuken askıya alınan yaşlılık aylığının yurda kesin dönüşün gerçekleştiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden ödenmeye devam olunması gerektiği" yönündeki kararı da dikkate alındığında, karşı davacı (davalı) Ali'nin, 31.01.2001 tarihinde yurda kesin döndüğünün kabulü ile taraflar arasındaki sataşmanın; bu tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanacağının tespiti ile karşı davalı kurumun bu tarihten sonraki istirdat isteminin reddine karar verilerek çözümlenmesi gerekirken, yazılı gerekçelere karşın aksinin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı (karşı davacı) Ali'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy