(506 S. K. m. 79, 130) (4857 S. K. m. 92) (2709 S. K. m. 73) (3065 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 423)
Dava: Davacı, prim ve gecikme zammı borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/7-8. maddeleri olup, şikayet üzerine yapılan denetim sonucunda çalıştıkları fiilen tespit edilen iki sigortalı için tahakkuk ettirilen sigorta prim ve gecikme zammının iptali isteminin kabulüne karar verilmiştir.
506 Sayılı Yasanın 130, 4857 Sayılı İş Yasasının 92/son maddeleri gereğince teftişe yetkili memurlarca düzenlenen İşyeri Durum Tespit Tutanakları aksi sabit oluncaya kadar muteber belgeler olup, uyuşmazlığa konu tutanağın içeriğinin sigortalı ve işveren vekili tarafından da imzalarıyla beyan edilmiş olduğu dikkate alındığında aksinin ancak doğruluğundan şüphe duyulmayacak nitelikte yazılı belgelerle ispatlanmasının mümkün bulunması karşısında Mahkemece tanık ifadeleri ve sonradan düzenlenen niteliksiz belgelere dayanılarak ve ayrıca işyerinin 27 çocuğu barındıran bir çocuk yuvası olması, davacı işverenin şehir dışında bulunduğunun da saptanmış olması karşısında tüm çocuklara Kuruma bildirimi yapılan tek sigortalı tarafından bakılmasının hayatın olağan akışına da aykırı bulunması karşısında istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2- Anayasanın, 73. maddesi ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesi hükümlerine göre, lehine hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesi hükmüne aykırı olarak 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesi gereğince asgari ücret ile birlikte Katma Değer Vergisine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı gerekçelerle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz istemi kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy