(818 S. K. m. 102)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 19.494.647.005 lira aidat alacağından şimdilik 1.000.000.000 liranın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Türkiye Halk Bankası Personeli Yardımlaşma Vakfı'na 01.03.1981-17.10.1988 tarihleri arasında aidat ödeyen ancak emekli olabilmesi için gerekli olan 9 yıl 11 ay daha aidat borcu bulunan davacıya Ankara 4. İş Mahkemesinin 1999/1188 E-2001/885 K sayılı kararı ile davalı Vakfa 01.01.1999 tarihi itibariyle 9 yıl 11 ay karşılığı 6.374.042.185 lirayı ödemesi halinde emeklilik aylığı bağlanmasına karar vermiştir. Davalı Vakıf tarafından güncelleştirilen aidat borcu davacı tarafından yatırılamayınca davacı, Vakfa ödediği aidat miktarının kendisine iadesini istemiştir. Davalı Vakıf 01.03.1981-17.10.1988 tarihleri arasında davacı tarafından ödenen 206.000 lirayı nemalandırılarak 3.752.179.047 lira olarak davacıya iade etmiştir. Davacı, davalı Vakıf tarafından iadeye ilişkin hesabın yanlış yapıldığından bahisle, 19.494.647.005 lira aidat alacağından şimdilik 1.000.000.000 lirasının tahsilini talep etmiş, Mahkemece kesinleşmiş bulunan kararda davacının ödemesi gereken miktarın belirlendiği, kesin hüküm karşısında yeniden hesaplama yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesinleşen davanın konusu ile iş bu davanın konuları birbirinden farklıdır. Emekli olabilmek için eksik olan döneme ilişkin aidat borcu, kesinleşen ilk hükümde belirlenmiş, güncelleştirilen borç ödenemeyince, daha önce ödenen aidatların iadesinden sonra uyuşmazlık ortaya çıkmıştır Bu nedenle, önceki hükme dayanarak red kararı verilemez. Davacının 01.03.1981-17.10.1988 tarihleri arasında Vakfa ödediği aidat miktarı esas alınmak suretiyle Vakıf senedinin iadeye ilişkin hükümleri ile Borçlar Kanunu hükümlerine göre davalının iade ile sorumlu olduğu miktar saptanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy