(2709 S. K. m. 79) (3065 S. K. m. 20) (506 S. K. Ek m. 5) (1086 S. K. m. 423, 438)
Dava: Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davacının, ham fabrika ünitesinde filtreci olarak çalışması nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda çalışmaya başladığı tarih 01.08.1992 olup davacı vekilinin 16.12.2002 tarihli dilekçesi ile 18.12.2002 tarihli oturumdaki düzeltme istemi de bu tarihe ilişkin olduğu halde itibari hizmet süresinden yararlanmaya başlangıç tarihinin 18.09.1989 olarak belirlenmesi,
2- Anayasa'nın 73. maddesi, Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. düzenlemesini içermekte olup, öğreti ve uygulamada verginin yasallığı olarak adlandırılan bu ilke, vergi, resim, harç ve benzeri kamusal güce dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi unsurların yanında, vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereği anılan hükmün zorunlu sonucudur.
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan,
1- Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.
2- Bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder. düzenlemesindeki vergi matrahı tanımından hareket edildiğinde de, davada haksız çıkan tarafın, davada lehine hüküm kurulan tarafın vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelenemeyeceği gibi, aynı maddenin 4 numaralı bendi de, Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli Katma Değer Vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez. açık hükmünü içermektedir.
04.12.2002 Tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde yer alan, Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir. ifadesinin, yukarıda sıralanan yasal gerekler gözetilerek oluşturulmuş bir düzenlemeyi içermediği ve normlar hiyerarşisine uygun hukuksal bağlayıcılık kazanmış bir düzenleme niteliğini kazanmadığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesinde yer almayan bir unsurun da yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hükmün birinci fıkrasındaki 18.09.1989 tarihinin silinmesine, yerine 01.08.1992 tarihinin yazılmasına, Ayrıca hükmün dördüncü fıkrasında yer alan KDV. si ile birlikte davalılardan alınarak davacı vekiline verilmesine ibaresinin silinmesine, yerine davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğüne yükletilmesine, 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy