(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 388, 389, 417, 423) (1136 S. K. m. 164, 169)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler sebebiyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Mekselina Kavasoğlu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dava; 01.03.1995 günlü trafik iş kazasında vefat eden sigortalı Mustafa Güler'in hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 s. Yasanın 26. maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsili istemine ait olup, halefiyet ilkesi gereğince Kurumun rücu alacağı hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebilecekleri maddi tazminat miktarı ile sınırlıdır.
Hak sahiplerine Türkoğlu Noterliğince düzenlenen 17.03.1995 gün 870 yevmiye numaralı ibraname ile maddi ve manevi tazminat olarak 50.000.000 TL. ödenmiş olması karşısında, yapılan ödemenin ne kadarının maddi tazminat olarak ödendiği tesbit edildikten sonra her bir hak sahibi için ayrı ayrı yapılan ödemenin gerçek zarar (=dış tavan) miktarından düşülmemiş olması,
2- Sigortalının maddi zararı tesbit edilirken hükme en yakın tarihteki asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği olgusu kamu düzenine ait olup, mahkemece resen dikkate alınmasının gerekmesine rağmen, rapor gününden sonra ancak hüküm gününden önce 27.06.2002 günlü Resmi Gazetede ilan edilerek yürürlüğe giren son asgari ücret artışı dikkate alınmaksızın hesaplama yapılması; keza kabule göre de hükme dayanak alınan hesap raporunda 01.01.2002-30.06.2002 tarihleri arasındaki asgari ücret bilindiği halde, bilinen dönem sonu olarak 01.04.2002 tarihinin kabul edilmiş olması,
3- Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 423, Avukatlık Yasasının 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ilişkin olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının tüm sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ait 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388 ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekirken, Avukatlık Kanununun; avukatla iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 164/son maddesine yanlış anlam verilerek, taraflar lehine hükmolunması gereken avukatlık ücretinin; yazılı biçimde davalı vekiline verilmesine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Sosyal Sigortalar Kurumu ile davalılardan Mekselina Kavasoğlu'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy