(506 S. K. m. 62, 89)
Dava: Davacı ve karşı davalı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 134.871.485 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalı ve karşı davacı ise yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, borçlanmasının geçerli sayılmasına, aksi halde borçlanma karşılığı ödenen dolarların dava tarihindeki kur üzerinden karşılığının istirdadına konu miktardan mahsup edilmesine ve bakiyesinin iadesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde her iki davanın da reddine, karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve karşı davalı Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmemiştir. Özellikle, 3201 sayılı yasa uyarınca 01.01.1993 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandıktan sonraki dönemi de kapsar şekilde davacının, 30.09.1993 tarihine kadar yurt dışında işsizlik yardımı aldığı ve ayrıca kendisine 20.10.1993 - 03.05.1994 tarihleri arasında geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği anlaşıldığı halde, Sosyal Sigortalar Kurumunun kesin dönüş tarihine kadar davalıdan haksız yere alınan aylıkları istemeye hakkı bulunduğu gözetilmeden ve 3201 sayılı yasanın 6. md. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamı dışında kaldığı ve halen yürürlükte bulunduğu da nazara alınmaksızın ve davalının yurda kesin olarak döndüğü tarih saptanarak, kesin dönüş tarihine kadar davalıya ne kadar aylık ödenmişse Kurumun istirdata hakkı bulunduğuna karar vermek gerekir.
Ayrıca, dava konusu edilen miktarın davalı tarafından haricen ödendiği 19.11.2002 günlü oturumda kurum avukatı tarafından beyan edildiğinden, bu hususun da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy