(506 S. K. m. 26)
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı ve davalılardan (.....) tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi (.....) tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı (.....)nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava 01.11.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %16 oranında sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalı işçi .... için Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanun'un 26. maddesindeki ardıllık ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan kazalı işçinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi tazminat miktarı ile sınırlıdır.
Sigortalı tarafından davalı işveren aleyhine açılıp, Yargıtay'ca onanarak kesinleşen Ankara 10. İş Mahkemesinin 1999/1144 sayılı hak sahibi dosyasında hükme dayanak yapılan 07.12.2000 günlü hesap raporunda; sürekli işgöremezlik durumunun kesinleştiği tarih olan 10.07.1999 tarihi yerine kaza tarihinin esas alınarak sigortalının maddi tazminat miktarının hesaplanmış olması, maddi yanılgıya dayalı olup taraflar açısından kesin hüküm oluşturmaz. Hal böyle olunca, Ankara 10. İş Mahkemesinin 1999/1144 sayılı hak sahibi dosyasında hükme dayanak yapılan 07.12.2000 günlü hesap raporundaki veriler aynen esas alınmak ve 10.07.1999 tarihinden başlamak üzere hesap raporu uyarlanarak bulunacak gerçek zarar miktarından, hak sahibi dosyası ile birinci rücu dosyasında hükmolunan miktarlar tenzil olunduktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren ve dış tavanının belirlenmesinde gözetilen hesap öğeleri yönünden, davalılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış hak durumu dikkate alınmaksızın, asgari ücrette meydana gelen artışlar ile maddi zarar hesabı yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı .... nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy