(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 3)
Davacı, trafik kazası sonucu geçici iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan Şenel Çağlar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine ... aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava 13.03.1997 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya davacı Kurumca yapılan sağlık yardımlarının 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi hükmüne göre davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, davalı Şenel Çağlar'ın kusurlu sürücü Ahmet Yücedağ'ın kullandığı aracın kaza tarihindeki maliki sıfatıyla Kurumun rücu alacağından sorumluluğuna karar verilmiştir.
Bu yönde; 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi hükmü kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları; öncelikle 3. kişinin suç hareketi yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır.
Davada somutlaşan olayda da; davalı sürücünün toplam 8/8 oranındaki kusuru ile neden olduğu trafik kazasında Bağ-Kur sigortalısı yaralanmış ve davacı Kurumca sağlık yardımı yapılmıştır.
Ne var ki; davalı Şenel Çağlar'ın rücu alacağından sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 sayılı Kanunun 63. maddesinin 3396 sayılı Kanunla değiştirilen 2. fıkrasında yer alan "... araç maliklerine ..." ibaresi; Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarih ve 2001/343 Esas, 2002/41 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal karan 13.11.2002 gün ve 24935 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda; araç malikinin 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi uyarınca Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan Yasanın öngördüğü "diğer sorumlular" kavrama kapsamında 2918 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çevresinde işleten sıfatını haiz bulunması; bir başka anlamla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür.
Hal böyle olunca; davalı Şenel Çağlar'ın aracı 21.08.1996 yılında satarak devrettiğine dair savunması dikkate alınarak, kazaya karışan aracın satışına ilişkin noter senedinin, aslı veya onaylı sureti ilgili noterlikten celp edilip satışın kaza tarihinden önce yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, satışın kaza tarihinden önce yapıldığının anlaşılması halinde rücu alacağından sorumlu olmayacağından hakkındaki davanın reddine, kaza tarihinden önce yapılmış satış yok ise yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davalının rücu alacağından sorumlu olup olmayacağı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Şenel Çağlar'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine. 19.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy