(1086 S. K. m. 163) (1479 S. K. m. 20/d, 63)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımlar ile bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davalılardan Muzaffer Bilgin'e dava dilekçesinin ve duruşma gününün ilanen tebliği için davacı vekiline verilen kesin mehilin gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 08.07.2002 günlü oturumda, adresi bulunamayan davalılardan Muzaffer Bilgen'e dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliği için gerekli masrafları yatırması konusunda davacı vekiline 20 günlük kesin süre verilmiş ve sonuçları hatırlatılmıştır. Ancak kararda ilanen tebligat yapılması için yatırılacak para miktarı belirtilmemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 163. maddesi uyarınca taraflara verilecek kesin mehilin hiçbir tereddüte yer vermeyecek ve yorum gerektirmeyecek derecede açık olması, yatırılması gereken para miktarının ne olduğunu içermesi gerekir. Bu biçimdeki ara karar ile davacı Kurumun kesin mehilin gereğini yerine getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü 1479 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca harçtan bağışık olduğundan, Kurumdan harç alınmasına yer olmadığına, 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy