(1479 S. K. m. 28, 56) (506 S. K. m. 109) (2829 S. K. m. 1, 6, 8)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile malülen emekli sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukuki nitelikçe, davacı sigortalıya, 1479 sayılı Kanuna göre Bağ-Kur'da malüllük aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un 28. maddesi hükmüne göre; sigortalıya malüllük sigortasından aylık bağlanabilmesinin koşullarından birisi de; malüllüğü gerektirecek derecede hastalık veya arızanın "sigortalılığın başladığı tarihte" bulunmamasıdır. Bu hususunda; aynı Kanunun 56. maddesinde yapılan atıf nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 109. maddesinde öngörülen prosedüre göre belirlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan 1479 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "sigortalılığın başladığı tarihte" ibaresi; 04.10.2000 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile "bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte" şeklinde değiştirilmiş, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa Mahkemesi'nin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilerek iptal hükmünün yürürlüğe girdiği 08.08.2001 tarihine kadar yasal bir düzenleme yapılmamış, sonradan 02.08.2003 tarihinde yayımlanan 4956 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle de 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye uygun bir düzenleme getirilmiştir.
Bu yönüyle; kural olarak Kanunlar; yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanır. Sigortalı ya da hak sahiplerinin sosyal güvenlik haklarının kısıtlanmasına ya da sosyal sigorta yardımlarından yararlanma koşullarının ağırlaştırılmasına ilişkin değişiklik hükümlerinin; bu Kanunların kabulünden önceki olaylara uygulanması Anayasa ve kazanılmış haklara aykırıdır.
Somut olayda; davacı sigortalı 27.06.2001 tarihinde, malüllük aylığı bağlanması talebinde bulunmuş olup, bu tarih itibariyle 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yürürlükte ise de; sonradan Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararının 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmesiyle; hukuki bir boşluk meydana gelmiştir. Bu bağlamda; 4956 sayılı Kanun'un 1479 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 2. fıkrasındaki "sigortalılığın başladığı tarihte" ibaresini "bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte" olarak değiştiren 17. maddesi; 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla kanun koyucu, 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa Mahkemesi'nde iptali ile 08.08.2001 tarihinde oluşan boşluğu doldurmayı amaçlamışsa da; davacının malüllük sigortasından tahsis talebi 08.08.2001 tarihinden önceye ilişkin bulunmaktadır. Bu durumda; davacı sigortalının malüliyeti gerektirecek derecede arıza ya da hastalığının bulunmaması gereken tarihin "sigortalılığın başladığı tarih" olarak alınması gerekmektedir.
Diğer taraftan; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri bulunanların emeklilik, malüllük, yaşlılık hallerinde kendilerine, ölümleri ile de hak sahiplerine aylık bağlanması aşamasında; 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, anılan Kanunun 8. maddesinin son fıkrası hükmüne göre; malüllük halinde, ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanması gerektiği, bu işlem yapılırken de; sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak, ilk defa hangi kurumda çalışmaya başlandı ise o tarihin esas alınacağı hususunun anılan Kanunun 6/1. maddesinin bir gereği olması karşısında; davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanun'un 28. maddesinde yer alan, "sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte" ya da "bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte" ibarelerinin; 2829 sayılı Kanun'un 8/son maddesinin uygulanacağı durumlarda, birleştirilen hizmet sürelerinin geçtiği kurumlar arasında ayırım yapılmaksızın ilk defa hangi kurumda çalışmaya başlanmış ise o tarih olarak kabul edilmesinin; sosyal güvenliğin temel ilkelerine giderek 2829 sayılı Kanun'un 1. maddesinde ifadesini bulan, "çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilerek sigortalı ya da hak sahiplerinin sosyal güvenliğe kavuşturulmalarına" yönelik amacına uygun düşeceği söz götürmez.
Somut olayda da; davacı sigortalıya 2829 sayılı Kanun kapsamında malüllük aylığı bağlayacak sosyal güvenlik kurumunun Bağ-Kur olduğunun kabul edilmesi karşısında; Bağ-Kur'un kendi mevzuatına yani 1479 sayılı Kanun'a göre davacıya malüllük aylığı tahsisi aşamasında; anılan Kanunun 28. maddesi hükmünde yer alan "sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte" ya da "bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte" ibareleri ile; davacının 1479 sayılı Kanuna tabi hizmet süresi öncesinde Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı çalışma süresinin bulunması nedeniyle Bağ-Kur'a değil, Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı 01.05.1985 tarihi esas alınarak, bu tarihte; malül sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ya da arızası olup olmadığı yukarıda açıklanan prosedür çevresinde araştırılarak ve aynı Kanunun 28 ve 29. maddelerinde öngörülen diğer yasal koşulların "çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirme, en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olmak" davacı yönünden varlığına ilişkin olguda gözetilmek suretiyle, dava konusu istem hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy