(1479 S. K. m. 24, 25)
Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Dava: Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, E. Habercilik A.Ş. ortağı olması sebebiyle, Bağ-Kur tarafından 27.09.1991 tarihi itibarîyle yapılan resen tescil işleminin iptalini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Ancak, 1479 sayılı Kanun'un 24. maddesi kimlerin hangi koşullarda Bağ-Kur kapsamında sigortalı olacağını ve 25. madde ise, Bağ-Kur'luluk başlangıç ve bitiş tarihlerini göstermiştir. Buna göre, 24. maddenin I/d bendi ile, "Limitet Şirketlerin ortakları ile g bendinde," Anonim Şirketlerin kurucu ortakları ile Yönetim Kurulu Üyesi olan ortakları" Bağ-Kur sigortalısı sayılmışlardır. Davacının E. Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş, E.Habercilik Yayıncılık Matbaacılık Ticaret ve Sanayi A.Ş., B. Gazetecilik Yayıncılık Matbaacılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu A Ticaret Odası Ticaret Sicili Memurluğu yazısından anlaşılmaktadır.
Davacı 1975 yılından itibaren süre gelen Sosyal Sigortalar Kurumu'na tâbi çeşitli işyerlerinde sigortalı olarak çalıştığını, Bağ-Kur kapsamına alınamayacağını iddia etmektedir. Bu durumda verilen karar Sosyal Sigortalar Kurumu'nun hak alanını ilgilendirdiğinden, yöntemince Sosyal Sigortalar Kurumu'na husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Ayrıca, davacının bir kısım Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi çalışmaları yukarıda anılan şirketlerden B. Limitet Şirketi'nde geçmişse, 1479 sayılı Kanun'un 24/I-d maddesine göre, Bağ-Kur sigortalılığı geçerli sayılmalıdır. Öte yandan, yukarıda unvanları belirtilen A.Ş.'lerde geçmişse, 24/I-g maddesine göre, Anonim Şirketin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi konumunda ise; yine, Bağ-Kur sigortalısı sayılmalıdır. Bu konularda mahkeme hiçbir araştırma yapmamıştır. Davacı kendisinin ortağı olmadığı şirketler dışında Sosyal Sigortalar Kurumu'na tâbi zorunlu sigortalılığı varsa, bu takdirde, mahkemenin baskın çalışmayı araştırıp, sonucuna göre karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine 04.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy