(3201 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı ve karşı davalı, borçlanmasının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline, davalı ve karşı davacı ise fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.783.447.041 liranın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde her iki davanın da kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı ve karşı davacı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanan davacıya, tahsis talebine istinaden 01.09.1993 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Davacının 02.02.1969-19.07.1998 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığından dolayı, Sosyal Sigortalar Kurumu 22.01.2001 tarihinde yaşlılık aylığını kesmiş ve 01.09.1993-22.01.2001 tarihleri arasında ödediği aylıkları davacıdan istemiştir.
Davacı, borçlanmanın geçerli olduğunun ve başvuru tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile sataşmanın önlenmesine, işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun açtığı karşı davada: Sosyal Sigortalar Kurumu, sigortalının 7.700.000.000 TL.'sı ödediğini, ödenmeyen 1.783.447.041 TL.'sı faizin davalıdan alınarak kendisine verilmesini istemiştir. Mahkeme, iki dosya arasında bağlantı bulunduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 45/1. maddesine göre birleştirme kararı vermiştir.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 12.12.2002 gün ve 36/198 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk genel Kurulu'nun 05.02.2003 gün ve 21-790/61 sayılı kararı ile "Borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşün zorunlu olmadığına ve yurda kesin dönüş koşulu yerine getirilmeksizin yapılan borçlanmaların geçerli olduğuna, ancak, yurda kesin dönüş yapılıncaya kadar borçlanma hukuku askıya alınarak 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre yurda kesin dönüş yapılmadıkça yaşlılık aylığı bağlanamayacağı ve giderek aylığın başlatılmamasına, şayet, bağlanmışsa aylığın kesilerek fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte geri istenmesine" karar verilmiştir. Bu Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda; mahkemenin, kesin dönüş tarihine kadar yersiz alınan aylıkları sigortalının Sosyal Sigortalar Kurumu'na yasal faiziyle birlikte ödemesi, Kurumun da kesin dönüş tarihini takip eden aybaşından itibaren sigortalıya yeniden aylık bağlanmasına karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy