(506 S.K. m.26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Ali Zehir Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dava 11.09.1996 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı Selamet Batı'nın hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkin olup ;davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Anılan madde halefiyet ilkesine dayanır. Bu ilke uyarınca Kurumun rücu alacağı hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddî tazminat miktarı ile sınırlıdır. İş bu maddî tazminat miktarının belirlenmesinde bilirkişi tarafından tanzim edilen hesap raporunda, tavanı teşkil eden miktar sartanırken pasif dönem hesabında önce arttırım sonra iskontolamanın yıllar itibarîyle yapılması gerekirken, yıllar itibariyle iskontolama yapılıp arttırım yapılmayarak tavanın eksik hesaplanması,
2- Gelir bağlama kayıtlarında hak sahiplerine uzun vadeli sigorta kollarından aylık bağlandığının anlaşılması karşısında; yapılan tahsisin yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olup olmadığı araştırılıp, yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olduğunun saptanması halinde hak sahiplerinin maddî zararının hesabına pasif dönem zararının katılmaması gerekirken yazılı şekilde aksinin kabulü,
3- Hak sahibi eşe bağlanan gelirlerin kabul edilen toplam davalıların %70 kusur oranına tekabül eden miktarın talepten daha az olduğu, dolayısı ile hak sahibi eş yönünden bağlanan gelirlerin kusur oranına tekabül eden miktarının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik alacağa hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ile davalılardan Ali Zehir'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy