(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 30.09.1993 tarihinden sonraki döneme ait isteğe bağlı sigortalılık haklarının devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukuki nitelikçe; davacının 01.02.1988 tarihinde başlayan Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığın, aynı Kanuna tabi olarak 01.09.1993-30.09.1993 döneminde geçen zorunlu sigortalılık süresi sonrasında geçerliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Öncelikle, davacının 01.02.1988 tarihinde başlayan Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi isteğe bağlı sigortalılığı zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 01.09.1993 tarihinde sona ermiştir.
Davacının, zorunlu sigortalılık süresinin sona ermesinden sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesinde öngörülen biçimde yeniden isteğe bağlı sigortalı olabilmesi için yazılı başvuruda bulunması ya da isteğe bağlı sigortalılığa devam etmek yönünde iradesini ortaya koyacak makul süre içinde prim ödemesinde bulunması gerekir. Bu bağlamda, zorunlu sigortalılığın sona erdiği 30.09.1993 tarihini takiben makul sayılabilecek sürenin geçirilmesinden sonra prim ödemesinde bulunması halinde ise, Kurumun hatalı işlemi ile geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin sigortalı olmadığı bu süreler yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak yaratması mümkün değildir. Ne ki, davacının söz konusu dönemde, isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak biçimde ilk defa prim ödemeye başladığı tarihi takip eden aybaşından başlayarak isteğe bağlı sigortalılığına geçerlik tanınmalıdır.
Bu yönde, davacının 4247 sayılı Kanun kapsamında; nizasız sigortalılık dönemine ait prim ve gecikme zammı dışında prim ödemesinin varlığı halinde, bu olgunun isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyduğunun kabulü ile işbu ödemeyi takip eden aybaşından başlayarak ödenen primlerin karşılığı olan süre gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle saptanarak, bu dönem isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar çerçevesinde gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy