(1479 S. K. m. 24, Ek m. 20)
Dava: Davacı, davalı Kurumca maaşından yapılan sosyal güvenlik destek primi kesintisi işleminin iptali ile yapılan kesintilerin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Türkan Aslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, Bağ-Kur emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi işleminin iptali ile kesilmiş olan miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Yapılan incelemede, davacının 01.04.1998 tarihinde Bağ-Kur'dan emekli olduğu, vergi kaydının 31.12.1999 tarihinde sona erdiği, Esnaf ve Sanatkarlar sicil kaydının 10.01.2003 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalılık statüsünün oluşması için meslek kuruluş kaydı ile Esnaf Sicil Memurluğu kaydı yeterlidir. Bu nedenle ticari faaliyetin devamı halinde yaşlılık aylığından Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin yapılmasına ilişkin 1479 sayılı Kanunun Ek 20. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davacının ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmediğinin araştırılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, soyut tanık beyanına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, 1479 sayılı Kanunun Ek 20 maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 08.09.1999 tarihinden itibaren davacının ticari faaliyetinin devam edip etmediği hususunun, emniyet ve zabıta memurluğu aracılığıyla araştırılması, yine ilgili odaya aidat ödemesi olup olmadığı, yönünden araştırma yapılması, bütün belge ve delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy