(506 S. K. m.10, 26)
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan TMO Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava sigortalıya bildirim yapılmadan çalıştırıldığı iddia edilen kazalının davalı işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelen kazalıya bağlanan gelirler ile masrafların 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddelerine göre davalılardan rücuan tahsiline ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Meydana gelen kaza sonucu davacı Kurum, kazalıya önce gelir bağlamamış, kazalının açtığı tespit davası sonucu sorgun Asliye Hukuk Mahkemesi (İş) 19.12.2000 tarihli 99/202 Esas 2000/465 Karar sayılı kararı ile kazanın iş kazası olduğu, kazalının %19,2 oranında sürekli iş göremez hale düştüğü ve dava tarihini takip eden aybaşından itibaren kazalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğine dair verilen karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.04.2001 tarih 2203 - 2540 K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar nedeniyle Kurum tarafından kazalıya 01.06.1999 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmıştır.
Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin 1992/142 Esas 1995/354 Karar sayılı ceza davasında Yozgat TMO Müdürü olan Kemal Oğuz sanık sıfatıyla yargılanmış, 4/8 oranında kusurlu bulunarak Türk Ceza Kanununun 459/2 maddesi gereğince mahkumiyetine dair verilen karar Yüksek Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 04.11.1996 tarihli 11221 - 11413 Esas kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
İş bu davada husumet TMO Genel Müdürlüğü ile kazanın meydana geldiği Esenli beldesi TMO Ekip şefliği çalışanı Yunus Önal'a yöneltilmiştir. Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen raporda davalı Yunus'un yükleme müteahhidi olduğunu ve kazalıyı davalı işyerinde davalı Yunus'un çalıştırdığı belirtilmiştir.
Davalı TMO Genel Müdürlüğü de cevap dilekçesinde ve ilerleyen aşamalarda kazalı ile hiçbir iş ilişkilerinin olmadığını, diğer davalı Yunus tarafından çalıştırılmış olabileceğini belirtmiştir. Mahkemece verilen kararda ise davalı Yunus'un işveren olmadığı belirtilerek davalı Yunus'la ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 29.12.2002 tarihli kusur raporunda davalı Yunus'a yüklenecek bir kusur bulunmadığı, işveren TMO Genel Müdürlüğünün %45, ceza davası sanığı (dava dışı) Kemal'in %5 ve kazalının %50 oranda kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.
Davalı TMO Genel Müdürlüğü Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesinin 99/109 Esaslı dosyasının getirtilmesini talep etmiş ancak bu dosya getirtilip incelenmemiştir. 506 sayılı Yasanın 26. maddesine dayalı rücu davalarında davacı Kurum hak sahiplerinin halefi olarak hareket etmektedir. Davalı TMO Genel Müdürlüğünün belirttiği Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesinin 99/109 Esas sayılı dosyası kazalının maddi zarar kaybına ilişkin ise ve bu dosyada kesinleşmiş kusur oranı veya gerçek maddi zarar tavanı varsa davacı Kurum bundan daha fazlasını istemeyecektir.
Hesap raporunda kazalının gelire girdiği 01.06.1999 tarihinden itibaren gelir hesabı yapılması gerekirken kaza tarihi olan 18.03.1992 tarihinden itibaren gelir hesaplanmıştır.
Kazalı Ahmet Barış'ın TMO Genel Müdürlüğünde işe girişine dair herhangi bir bildirge verilmediği anlaşılmışsa da 506 sayılı Yasanın 10. maddenin uygulanabilmesi için kaza tarihi itibariyle işe girişten itibaren 1 ay geçtikten sonra kazanın meydana gelmiş olması gerekir. Kazalının işe girdiği tarih mahkemece araştırılmamıştır.
Hükme esas alınan kusur raporunda davalı TMO Genel Müdürlüğü %45 oranında kusurlu bulunduğu halde davada kendisine husumet yöneltilmeyen ve %5 oranında kusurlu bulunan ceza davası sanığı Kemal Oğuz'un kusurunda davalı TMO Genel Müdürlüğü sorumlu tutulamaz.
Ayrıca 506 sayılı Yasanın 10. maddesinin koşullarının oluştuğu kabul edilirse kazalının kusurunun %50'si davalı işveren TMO Genel Müdürlüğü kusuruna eklenmelidir. Bu durumda davalı TMO Genel Müdürlüğü'nün 506 sayılı Yasanın 10. maddesine göre kusur oranı %45 + %25 = %70 olması gerekir. Mahkemece davada husumet yöneltilmeyen ceza davası sanığı Kemal Oğuz'un kusuru da eklenerek 506 sayılı Yasanın 10. maddesine göre davalı işverenin %75 oranında kusurlu bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece davacı Kurumun belirttiği Kurum müfettiş raporu ile davalı TMO Genel Müdürlüğü'nün belirttiği Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesinin 99/109 Esaslı dosyası getirtildikten sonra davalı Yunus'un işyerindeki sıfatı araştırılıp tespit edilmeli daha önce kesinleşmiş gerçek zarar tavanı varsa bu esas alınmalı, davalı Yunus ile kazalı ilişkisi araştırılmalı, kazalının davalı işyerinde ne zaman çalışmaya başladığı tespit edildikten sonra 506 sayılı Yasanın 10. maddesi şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmalı 10. madde şartlarının oluştuğu kabul edilirse kazalının gelire girdiği 506 sayılı Yasanın 26. maddesine göre 01.06.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak gerçek zarar tavanından aynı yasanın 10. maddesine göre kazalının kusurunun %50'si davalı işverenin kusuruna eklenmeli ve bu kusura göre bulunacak tavan gerçek zararla bağlı kalınarak hüküm kurulmalıdır.
O halde davacı Kurum vekilinin ve davalı TMO Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy