(1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile hizmet süresinin tam olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3165 sayılı Kanunla değişik 1479 sayılı Kanun'un 24. ve 25. maddelerine göre davacının geçerli bir sigortalılığından bahsedebilmek için kendi adına bağımsız çalışması yanında bu çalışmanın gerçek veya götürü usulde vergi kaydı, vergiden muafiyet halinde ise, geçerli bir esnaf sicili veya meslek kuruluş kaydının varlığına ihtiyaç vardır. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan vergi kaydına dayalı 27.06.1988 - 20.04.1989 tarihleri arasında kalan dönem hariç tutulursa talep konusu diğer sürede davacının oda kaydına dayandığı ancak bu kaydın tahrifatlı olduğu bu nedenle, bu kayıtla amel edilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının sigortalılığı ortaya koyan geçerli bir vergi ve oda kaydı bulunmadığı için taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olmayan vergi kaydına dayalı 27.06.1988 - 20.04.1989 arası hariç diğer döneme ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; vergi kaydının olduğu, 27.06.1988 - 20.04.1989 arası dönem yönünden taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı göz önüne alınarak hüküm verilmesine yer olmadığına, ilk defa sigorta priminin ödendiği 20.11.1997 tarihi esas alınarak bu tarihi takip eden ay başından itibaren ödenen prim miktarına tekabül eden süre yönünden davacının talebinin isteğine bağlı sigortalılık olarak kabulüne, geriye kalan sürenin ise reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin yukarıda anlatılan şekilde araştırma yapmaksızın eksik inceleme ve yanılgı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy