(506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 01.02.1998 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden Maliye Bakanlığı'nca 2239 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 31. maddesinde öngörülen yönteme göre belirlenen sakatlığı nedeniyle, vergi indirimi tanınmış olan sigortalıya 506 sayılı Yasa'nın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak yeniden yapılan kontrol muayenesinde alınan sağlık kurulu raporunun Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu'nca yapılan değerlendirilmesi sonucu, sigortalının malûliyet oranının %25 olduğunun kararlaştırıldığı, bu nedenle vergi indiriminden yaralanamadığından davacının yaşlılık aylığının baştan itibaren iptal edildiği ve bu durumun Maliye Bakanlığı'nın oluru ile kesinleşmiş olduğu görülmektedir ki anılan bu işlemin idari bir tasarruf niteliğinde olduğunda kuşku yoktur.
Burada öncelikli mesele, "İdari tasarruf" mahiyetinde bulunan Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu'ndan verilip anılan Bakanlıkça'da olur verilerek sonuçlandırılmış işlemin ortadan kaldırılması veya yanlışlığın düzeltilmesi için idari makama başvurulması, olumlu yanıt alınamadığı taktirde konunun idari yargıya götürülmesi meselesidir.
Şu halde yaşlılık aylığının iptaline dayanak yapılan %25 malûliyete ilişkin raporun içeriğinin irdelenip incelenmesiyle bu rapora dayalı Bakanlık olurunun kaldırılması görevi idareye ve idari yargıya ait bulunduğu cihetle bu yönün bu davada çözümlenmesi olanağı yoktur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş: Davacı tarafa anılan rapora ve idari işleme karşı idareye başvurularak yanlışlığın düzeltilmesi, buradan olumlu yanıt alınamaması halinde idari yargıya başvurulması için mehil verilerek, bu hususu ön mesele olarak değerlendirmek; ve idari aşama sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Kuşkusuz davacı, yaşlılık aylığının bağlandığı tarihte maluliyetinin sonradan düştüğüne ilişkin idari yargıdan bir karar getirdiği takdirde böyle bir karara itibar edilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy