(818 S. K. m. 53) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar:
1- Mahkemece alınan kusur raporunda sigortalının %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu rapora göre davanın reddine karar verilmiştir. Davalılardan sürücü Erol Yağcı'nın sanık olarak yargılandığı Silivri Asliye Ceza Mahkemesinin 1997/72 Esas 1997/242 karar sayılı 06.03.1997 tarihli kararı ile 2/8 oranında kusurlu bulunarak mahkûmiyetine karar verilmiş; verilen karar kesinleşmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine göre hukuk hakimi, ceza hakiminin verdiği kararla bağlı değilse de maddi olgu ile bağlı olup, kesinleşen mahkumiyet kararı gereğince davalı sürücünün kusursuz olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu doğrultuda rapor alınması gerekir.
2- Anayasa Mahkemesinin 27.03.2002 tarih 2001/343 Esas ve 2002/41 sayılı kararı ile 1479 sayılı Yasanın 63. maddesinin son fıkrasında yer alan Araç sahiplerine ibaresi iptal edilmiş olması karşısında, artık olayda kusuru bulunmayan araç sahibine rücu olanağı kalmamış ise de; kurumun anılan yasa maddesindeki diğer sorumlulara rücu hakkı mevcut bulunduğu gözetildiğinde, uyuşmazlığın 2918 sayılı Yasada yer alan Araç işletenin sorumluluğu ilkeleri irdelenerek çözümlenmesi gerekir.
Mahkemece, davalı İlker Duman'ın sorumluluğu kendisine ait olmak üzere .. .. 23 plakalı aracın işleteni olup olmadığı, davalı Erol'a aracı ne şekilde verdiğinin araştırılması gerekir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy