(506 S. K. m. 9, 10, 26, 87)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgörmezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan T.M.O. Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 01.02.1992 tarihli iş kazası sonucu malûl kalan sigortalı işçi İsmail Kaya için yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının rucüen ödetilmesi istemine ilişkindir. Davalı TMO Genel Müdürlüğü yönünden 506 sayılı Kanun'un 9-10 ve 87 maddelerine göre hüküm kurulmuş ise de; somut olayda anılan madde koşulları oluşmadığından, giderek kesinleşmiş ilk rücu davasında TMO. Genel Müdürlüğü taraf olmadığından adı geçen davalının rücu alacağından 506 sayılı Yasa'nın 9-10 maddelerine göre sorumluluğuna karar verilemez.
Ne var ki ki, davalı TMO. Genel Müdürlüğü, sigorta olayının vukuunda kusurlu olduğundan; taleple bağlılık ilkesi gözetilmek suretiyle rücu alacağından 506 sayılı Kanun'un 26. ve 87. maddelerine göre sorumlu tutulmalıdır.
Diğer taraftan mahkemece, davacı istemine de yanlış anlam verilerek hüküm tesisi de isabetsizdir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, hükmü temyiz eden davalı TMO. Genel Müdürlüğünün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Şüphesiz hükmün diğer davalı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilmelidir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy