(1086 S. K. m. 163, 415)
Dava: Davacı, tahsis talebinde bulunduğu 01.05.2003 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı 01.05.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece; davacının tahsis dosyasının onaylı örneğinin celbi için Sosyal Sigortalar Kurumu Tahsisler Daire Başkanlığına yazı yazılmasına ve masrafın davacı tarafından karşılanmasına dair 22.07.2004 günlü ara kararı gereğinin kesin mehile rağmen yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaların uzaması veya uzatılmasını engellemek amacıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 163. maddesiyle getirilen kesin mehil kuralı, Kanunun amacına uygun kullanılmalı, başka bir anlatımla davanın reddi için araç görülmemelidir. Kesin mehile ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlamayı önleyecek şekilde açık ve eksiksiz olmalıdır. Ara kararında ilgilinin yatıracağı posta giderlerinin hangi işlemlere ilişkin olduğu ve miktarları ile mahkeme veznesine kesin yatırma süresi kesin mehile uyulmamasının yasal sonuçları açık biçimde belirtilmesi gerekir. Davamızda somutlaşan olayda; davanın reddine gerekçe gösterilen 22.07.2004 günlü ara kararı ile kararlaştırılan kesin mehilin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 163. maddesi ve yerleşik Yargıtay Kararlarına aykırı şekilde verildiği duruşma zaptının incelenmesinden açıkça anlaşıldığından, Sosyal Güvenlik Hukukuna dair davalar kamu düzenine ilişkin olup, özel bir duyarlılıkla re'sen araştırılması gereği paralelinde, gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 415. maddesi gereğince masrafların karşılanması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy