(506 S. K. Ek m. 5)
Dava: Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibarıyla itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 506 sayılı Yasa'nın Ek 5/IV. maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlandırılma gereğinin tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sürecinde düzenlenerek hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda, davacının çalıştığı işyeri yönünden itibari hizmet süresinden yararlanma koşulları arasında yer almayan bir kısım etkenlere de değinilmesine karşın; Mekanik Atölye ve Ölçü Kontrol bölümüne ilişkin çalışma koşulları yönünden, "Bu bölümlerde çalışma koşullarının insan sağlığı açısından olumsuzluğu heyetimizce gözlemlenmemiştir. Ancak yaptıkları iş itibariyle çalışmaları fabrikanın sağlığı olumsuz etkileyeceğini düşündüğümüz bölümlerinde ve yapılacak işin ( bakım, onarım ve tamir ) uzun sürmesi halinde, sağlık açısından olumsuzluk meydana getireceği muhakkaktır." Değerlendirmesine yer verilerek, davacının itibari hizmet süresinden yararlanmasının gerekmediği sonucuna varılmış ve mahkeme tarafından da davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, 01.10.1989-15.11.1989, 26.09.1991-09.11.1991 ve 24.09.1992-15.05.1998 tarihleri arasındaki çalışmalarının işletme biriminin ölçü kontrol bölümünde geçtiği gözetilerek, anılan bölümdeki çalışma süresiyle işyeri kayıt ve koşulları da gözetilerek, 506 sayılı Yasa'nın Ek 5. maddesinin IV numaralı bendi ve bunun alt bentlerinde sınırlı biçimde sayılmış olan koşulların davacının çalışmaları açısından ayrı ayrı değerlendirmesi yapılmak suretiyle, çalışma ilişkisi itibariyle mesaisinin belirli bir bölümünde anılan etkenlere maruz kalıyor ise bu sürelerin ayrıştırılması ve itibari hizmet süresinden yararlanmasının gerekip gerekmediğinin bireyselleştirme işlemi yapılarak belirlenmesi gereği üzerinde durulmaksızın, istemin tümüyle reddine karar verilmiş olması; ayrıca, ret sebebi ortak olan ve davayı avukat aracılığıyla izleyen davalılar yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi uyarınca tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde her davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti tayini suretiyle davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy