(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 50, 51)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 11.07.2002 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı Murat Aslan'ın hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi haleflik ilkesine dayanır. Bu ilke uyarınca Kurumun rücu alacağı, sigortalı ya da hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği miktarla sınırlıdır. Hak sahibince işveren aleyhine tazminat davası açılmışsa halefiyet ilkesi gereğince bu davada alınan kusur ve hesap raporları hem Kurum açısından hem de davalı işveren açısından bağlayıcı olacak ve eldeki rücu davasında yeniden rapor alınmasına gerek olmayacaktır. Somut olayda hak sahipleri tarafından davalı işveren, işletme şefi İsmail ile vardiya amiri Halil aleyhine açılan ve kesinleşen Kayseri İş Mahkemesi'nin 2002/767 Esas-2003/686 Karar sayılı maddi ve manevi tazminat dosyasında zararlandırıcı olayda işverenin %60, işletme şefi İsmail ile vardiya amiri Halil'in müştereken %5 kusur oranının kesinleştiği, toplam davalıların %65 kusur oranına göre hak sahiplerinin maddi tazminat miktarı hususunda hesap raporu alındığı, hak sahiplerinden Ömer ile Fatma'nın zararlarının Sosyal Sigortalar Kurumu tahsislerince karşılandığından bahisle maddi tazminat taleplerinin reddine, hak sahibi Fatma için 500.000.000 lira maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kurum tarafından davalı işveren aleyhine açılan iş bu davada, BK 50 ve 51. maddelerinde yer alan teselsül hükümlerine dayanılmadığından, hak sahipliği dosyasında taraf olan ve kendilerine kusur izafe olunan Halil ve İsmail'in kusurlarından dolayı davalı işveren sorumlu tutulamaz. Hal böyle olunca; maddi tazminat dosyasındaki hesap öğeleri aynen alınmak ve davalı işverenin %60 kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle, hak sahiplerinin maddi zararlarının tespiti ile tazminat davasında Şükriye için hükmolunan 500.000.000.liralık maddi tazminat miktarının tespit olunan maddi zarardan indirilerek bakiye miktara hükmetmek gerekir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetildiğinde; hak sahiplerinden Şükriye ve Fatma yönünden talep iç ve dış tavanı aşmadığından bu hak sahipleri yönünden talebin kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Ne var ki, hak sahibi Ömer yönünden %60 kusurlu maddi zararın ( =dış tavanın ) 1.350.227.381 lira, talebin ise 2.028.475.819 lira olduğu dikkate alındığında dış tavan ile sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla rücu alacağına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasının silinerek yerine "1- Davanın Kısmen Kabulü ile 10.377.200.148 liranın 17.06.2003 tarihinden yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 560.368.808 lira nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına hesaplanan 1.137.720.015 lira vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına hesaplanan 300.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan toplam 7.500.000 lira yargılama giderinden kabul red oranına göre taktire 7.100.000 lirasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" cümlelerinin yazılmasına, ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 26.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy