(4325 S. K. m. 2, 6)
Borçlu olmadığının tespiti ile prim ve gecikme zammı borcu olarak istenen 7.637.539.842 liranın yasal faizi ile birlikte iadesi davasının bozmaya uyarak yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.03.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. Ufuk Diktaş ile karşı taraf adına Av. Ahmet Özlü geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Uyulan bozma ilamında; "4325 Sayılı Kanunun Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında sayılan illerdeki işyerlerinde çalışan işçiler için tahakkuk ettirilecek primlerin işveren hissesinin hazinece karşılanacağına dair 6. maddesi, yasanın Resmi Gazetede yayınlandığı 23.01.1998 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş ise de, 6. maddedeki şartların somut olayda oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Öncelikle davaya konu işyerinin bulunduğu Kars İlinin Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında olup olmadığı araştırılıp, tespit edilmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, Olağanüstü Hal Bölge Valiliğinden Kars İlinin 1997-2001 yılları arasında Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında olup olmadığı sorulmalı, Kars İlinin OHAL bölgesi kapsamında olmadığı anlaşılırsa dava reddedilmeli, Şayet Kars İlinin bu dönemde kapsamda olduğu anlaşıldığı takdirde 6. maddede yazılı diğer koşulların oluşup oluşmadığı araştırıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir." Gereğine değinilmiş olup, sürdürülen yargılama sürecinde, İçişleri Bakanlığı Toplumla İlişkiler Daire Başkanlığı'nın 20.5.2003 tarihli yazı içeriğine göre, "Kars ilinin OHAL kapsamında olmadığı" gerekçesinden hareketle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 4325 sayılı Yasanın 2. maddesi yasada geçen kavramları yasanın uygulaması açısından tanımlayarak, "Bu Kanunda geçen Olağanüstü Hal Bölgesi; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Olağanüstü Hal Bölgesi ve mücavir alanına dahil iller ile Devlet istatistik Enstitüsü Başkanlığınca belirlenen fert başına GSYİH miktarları 1 500 ABD Doları veya daha az ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi -0.5 ve daha düşük bulunan illerden Bakanlar Kurulunca tespit edilecek illeri, Kalkınmada Öncelikli Yöreler ise; Bakanlar Kurulunca bu yöreler kapsamına alınan illeri ve ilçeleri kapsar." Düzenlemesini öngörmüş, 28.01.1998 tarih, 23244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.01.1998 tarih, 1998/10551 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda ise; "4325 sayılı Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun uygulaması açısından, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca belirlenen fert başına Gayrisafi Yurtiçi Hasıla miktarları 1500 ABD Doları veya daha az ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi -0,5 ve daha düşük bulunan Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzurum, Gümüşhane, Iğdır, Kars, Ordu, Şanlıurfa, ve Yozgat illeri bu Kanunun 2. maddesi kapsamına ..." alındığı belirtilerek, Kars ilinin Yasanın uygulaması açsından "Olağanüstü Hal Bölgesi kapsamında sayılan" illerden olduğu tartışmaya yer vermeyecek şekilde düzenlenmiş olduğundan, uyulan bozma ilamı doğrultusunda Yasanın 6. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yapılacak incelemeye göre karar verilmesi gereği gözetilmeksizin, yazılı gerekçelerle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy