(506 S. K. m. 10, 26) (2918 S. K. m. 98, 99, 108)
Dava: Davacı, trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan A. A. Türk Sigorta Şirketi Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı A. A. Türk Sigorta Şirketinin temyiz itirazına gelince;
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalılardan teselsül hükümleri gereğince tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 10. ve 26. maddeleridir. Bu tür rücu davalarında, sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanunun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde şirkete başvurulduğu halde 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmamışsa 8 iş günlük sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hiç başvurulmamış ya da gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulmuş ise sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemez. Bu durumda faiz başlangıcının, şirkete karşı girişilen icra takip tarihi, ya da takibe girişilmeden dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.
Dava konusu somut olayda, başvuru yapılmadan ve icra takibine girişilmeden, dolayısıyla temerrüt olgusu gerçekleşmeden dava açıldığı belirlendiğinden sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekirken, Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu gelirler için onay ve giderler için ödeme tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hükmün 1 numaralı paragrafında yer alan 8.844.533.257 TL. nin 25.10.2000 tarihinden ve 609.385.753 TL. nin 23.05.2000 tarihinden sözcüklerinin çıkartılarak yerine 8.844.533.257 liranın P. Ltd. Şti. yönünden 25.10.2000, A. A.T.S.Şirketi yönünden 11.04.2001 tarihinden, 609.385.753 liranın ise P. Ltd. Şti. yönünden 23.05.2000, A. A.T.S.Şirketi yönünden 11.04.2001 tarihinden sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy