(1086 S. K. m. 388, 389, 417, 426)
Dava: Davacı, davalı Kurumun malullük aylığı talebinin reddine dair kararının iptali ile Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak gerçek iş göremezlik durumunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde mahkemenin yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir , 389. maddesinde Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır. hükmünün öngörülmesine rağmen 11.05.2004 günlü kısa kararda mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Muğla İş Mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar verildiğinden yerel mahkemenin, gerekçeli kararın tebliğine müteakip 8 günlük yasal süre içinde verilen davalı Kurumun temyiz dilekçesinin; tefhim tarihi esas alınarak, süre aşımı nedeniyle reddine dair kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/son maddesi gereğince BOZULMASINA, işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 25.04.1945 gün ve 21/9 sayılı kararında ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 417 ve 426. maddelerinde açıkça belirtildiği gibi; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararları; bu kararları veren mahkemeler yönünden nihai kararlar olup, her mahkeme, kendi yargılama giderleri ve avukatlık ücretini başka bir mahkemenin takdir ve hükmüne bırakmayıp nihai kararı ile birlikte hüküm altına almak zorunda olduğu halde, kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum lehine avukatlık ücreti takdir edilmemesi, ayrıca yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasına 300.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Kuruma verilmesine paragrafının eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy