(506 S. K. m. 5, 10, 26, 87/1)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davacı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmü uyarınca, duruşma için gerekli tebligat giderlerini vermediği anlaşıldığından, duruşma isteğinin bu nedenle reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava; 18.08.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalıya Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddesine göre tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme; sigortalı tarafından aynı davalılara karşı açılan ve feragatle sonuçlanan Gaziantep İş Mahkemesinin 1997/379 Esas 2002/909 Karar sayılı dosyasına sunulan kusur ve hesap raporlarını esas alarak ve protokol gereği yapılan 97.500.000 lira ödemeyi, belirlenen tavandan mahsupla, Kurumun bakiye alacak hakkının kalmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayı; davalı işveren T. Tekstil Ltd. Şirketi işçilerinin sözleşme gereği servis hizmetini üstlenen diğer davalı F. Otobüsçülük Ltd. Şirketine ait ve bu şirket personeli bir diğer davalı M. idaresindeki araçla, kazalı sigortalının evine taşındığı sırada ve iniş esnasında aracın ani hareketi sonucu sigortalının düşüp sürüklenmesi şeklinde meydana gelmiş ve kazalı %100 oranında maluliyete maruz kalarak bakıma muhtaç duruma düşmüştür.
Mahkemece, redde dair yazılı şekilde tesis edilen karar isabetsizdir. Zira;
a- Öncelikle; feragatle sonuçlanan hak sahipliği davasında alınan kusur raporu ve tazminat hesap raporunun bu davada bağlayıcı olmayacağı gözetilmemiş, yeniden kusur ve hesap incelemesi yaptırılması gereğine uyulmamıştır.
b- Taşıma işinin, asıl işveren T. Ltd. Şirketinin görmekte olduğu işin içinde yer alan ve 506 sayılı Kanunun 5 ve 87. maddesi kapsamında asıl işin bir bölümü olduğu, adı geçen şirkete kusur verilmemiş olsa bile 506 sayılı Kanunun 87/1. maddesi gereğince taşıma işini üstlenen alt işverenin kusurundan birlikte sorumlu olacağı hususu gözetilmemiştir.
c- Davanın 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddelerine dayalı olmasına ve 10. maddenin uygulama önceliği bulunmasına rağmen, olayda 10. madde koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde hiçbir araştırma yapılmaması, Keza, EFT yoluyla kazalı vekiline havale edildiği anlaşılan 97.500.000 lira ödemenin ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğu araştırılmaksızın mahsuba konu edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy