(506 S. K. m. 79/10)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.10.2001-14.05.2002 tarihleri arasında asgari ücretle çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 01.10.2001-14.05.2002 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde hizmet akti ile çalışılan günlerin tespiti talebine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 79/10. Maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına yönelik davalar kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gereklidir.
Mahkemece; davacı tarafından ibraz olunan fotokopiler esas alınarak 01.12.2001-14.05.2002 tarihleri arasında çalışmanın kabulüne karar verilmiştir. Karara dayanak alınan 03.05.2002 ve 10.05.2002 tarihli ürün teslim formları fotokopilerinde davalıların imzalarının bulunmadığı, sigortalının imzasını içeren ve işveren tarafından sunulan 2001/10. aya ilişkin ücret tediye bordrosunda davacının çıkış tarihinin 31.10.2001 olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Ücret ödeme bordrolarında sigortalının imzasını içerenlerin bağlayıcılık değeri, imzanın aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenlerle sınırlıdır. Hal böyle olunca ürün teslim formlarında adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesi, ücret ödeme bordrosundaki imzanın davacıya ait olup olmadığı araştırılması ve davacının 01.12.2001-14.05.2002 tarihleri arasında davacının çalışıp çalışmadığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy