(1479 S. K. m. 35, Geç. m. 10)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 1982-1985 yılları arasındaki sigortalılığının geçerli olduğunun ve talep tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davaya konu istemlerden biriside; davacıya 22.12.2003 günlü tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren Bağ-Kur'ca 1479 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
1479 sayılı Kanunun geçici 10 maddesinin 4759 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 2. fıkrasının (a) bendi hükmü kapsamında; 23.05.2002 tarihini takip eden aybaşı itibarıyla 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına 2 tam yıl ve daha az süre kalan sigortalılar yönünden tam yaşlılık aylığından yararlanma koşulları (aynı Kanunun 35. maddesi hükmü de gözetildiğinde); 25 tam yıl prim ödeme, 44 yaşını ikmal etmiş bulunma, yazılı talepte bulunma ve talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmadır.
Bu yönde, davacı sigortalının davadan önce tahsis talebinde bulunmadığının anlaşılması durumunda, dava dilekçesi; bu konuda yasal çerçevede yapılmış bir talep olarak nitelendirilmek suretiyle dava tarihi itibarıyla; 1479 sayılı Kanunun anılan maddesine göre yaşlılık aylığından yararlanma koşullarının davacı yönünden oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve yine usul ekonomisinin gereği olarak, sigortalının prim ve her türlü borcunu yargılama aşamasında ödemesi halinde, işbu ödemeyi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmasına karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddî ve hukukî esaslar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy