(1479 S. K. m. 24, 35)
Dava: Davacı, 29.07.1983-31.07.1989 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına ve talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; davacının davalı Kuruma 29.07.1983-31.07.1989 tarihleri arasında ödediği prim ile gecikme zamları itibariyle bu tarihler arasında 6 yıl 2 günlük sürenin sigortalı sayılması ve talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkin olup, yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 24. ve 35. maddeleridir.
Yapılan incelemede, davacının meslek kuruluşu kaydına göre 22.12.1990 tarihi itibariyle Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı, oda kaydının 26.11.1983 tarihinde sona erdiği, bu kaydın 02.08.1989 tarihinden itibaren devam ettiği, vergi kaydının ise 09.09.1980'de başlayıp, 29.07.1983'de sona erdiği, tekrar 31.07.1989'da başlayıp 31.10.1991'de sona erdiği, keza vergi kaydının yeniden 15.06.1992 tarihinde başladığı, 10.03.1995 tarihinde sona erdiği, primlerin ise 06.08.1990-31.08.1990 tarihlerinde ödendiği ve davacının prim borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu 29.07.1983-31.07.1989 tarihlerinde davacının kendi nam ve hesabına çalıştığına dair oda kaydı ve vergi kaydı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak işlem, dava konusu tarihlerde gerek oda kaydına ve gerekse vergi kaydına istinaden kendi nam ve hesabına gelir getiren bir işte çalışıp çalışmadığının, kayıtlı olduğu odaya aidat ödeyip ödemediğinin araştırılması, var ise, davacıdan bu yöndeki delilleri getirtilip değerlendirilmesi, ayrıca davalı Kurum süre tutum temyiz dilekçesinde belirttiği 19.07.1983-22.03.1985 tarihleri arasındaki dönemi uyuşmazlık konusu yaptığının ve bu dönem dışındaki davacının oda kaydının devam etmesi sebebiyle Bağ-Kur Kanununu değiştiren 3165 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 22.03.1985 tarihinden itibaren davacının sigortalılığını yeniden başlattıklarını beyan etmiş olması karşısında hasıl olan çelişkiyi de gidererek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesiyle bir hüküm kurmaktan ibarettir.
Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy