(506 S. K. m.9, 10) (818 S. K. m.43,44)
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 9 ve 10. maddeleri olup, davacı Kurumun rücu alacağının dış tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde; sigortalı tarafından tazmin sorumlusu işveren aleyhine açılan 2000/248 Esas sayılı maddi tazminat davasının feragat nedenine dayalı olarak davanın reddiyle sonuçlanması karşısında; o davadaki yargılama aşamasında alınmış hesap raporu yönünden kesinleşmiş bir tavandan söz edilemez.
Hal böyle olunca da, sigortalının gerçek zarar tavanının değişen donelerde gözetilmek suretiyle belirlenmesi bakımından; yeniden ehil bilirkişi marifetiyle tavan hesabı yaptırılarak belirlenecek maddi zarar miktarına Borçlar Kanununun madde 43,44'e göre sigortalının %20 oranındaki müterafik kusuru nedeniyle %10 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmalı giderek anılan tazminat davası nedeniyle noterde düzenlenen ibraname kapsamında işverence sigortalıya ödenen 22.641.000.000 liranın maddi tazminat karşılığı olarak ödenen tutar gereğince araştırılıp saptanarak bu miktar gerçek zarardan indirilmeli ve sonucuna göre dış tavan kontrolü yapılmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy