(818 S. K. m. 63)
Davacı, yasal dayanağı olmadan borç kaydedilen ve maaşından kesilen miktarın iptaline ve borçlu olmadığının tespitine, kesilen paranın yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacıya, eşi Satılmış Katırcı'nın 23.02.1994 tarihinde ölümü nedeniyle aylık bağlandıktan sonra 12.08.1997 tarihli dilekçesine istinaden vefat etmiş babası Şevket Kadım'dan dolayı da aylık bağlanmıştır. Ancak davacının ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması aşamasında eşinden dolayı da aylık aldığını beyan etmemesi nedeniyle, eşinden dolayı da aylık aldığını beyan etmemesi nedeniyle, eşinden dolayı fuzulen ödenmiş olan aylıkların tazmini amacıyla açılan davanın yargılaması sonucunda, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması sırasında verdiği beyan ve taahhüt belgesinde, eşinin ölümü nedeniyle aylık aldığını Kuruma bildirmemiştir. Sigortalının hakkı bulunmadığı aylığı almış olması, onun bakımından ve hukuksal açıdan bir haksız kazanç oluşturmakta ve bu fazlalığı, Kuruma geri verme zorunluluğunu gerektirmektedir. Ancak, davacıya yanlışlıkla eşinden dolayı da aylık bağlanmış olması karşısında davacı iyi niyetli ise, ödenen aylıklar Borçlar Kanununun 63. maddesine göre geri alınamaz. Olayda; davacı Kuruma verdiği beyan ve taahhüt belgesinde başka dosyadan aylık almadığını bildirmiş olması karşısında, iyi niyetle sebepsiz zenginleştiğinin kabulüne olanak yoktur. Davacı, kendisine aylık bağlanmasına engel olan olguları Kuruma bildirmediğinden kötü niyetli sayılır. Böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy