(506 S. K. m.20/4) ( 818 S. K. 43, 44)
İş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davalı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.03.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı asil Mustafa Sözen ve adına Av.İbrahim Yalçın ile karşı taraf adına Av.Ahmet Özlü geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Zararlandırıcı sosyal sigorta olayı sonucunda, sigortalının %100 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiği ve başkasının bakımına muhtaç olduğu tartışmasızdır. Kuşkusuz sigortalı kendisine baktırmak için başkasının yardımından yararlanacak ve yararlandığı kişi veya kişilere ücret ödeyecektir. Ödenecek bu ücretin peşin sermaye değeri, sigortalının bakımdan doğan zararıdır. Konu ülke genelinde düşünüldüğünde, kural olarak sigortalının kendisine asgari ücretle baktırabileceği üstün olasılık dahilindedir. Genel kural, bakım ücretinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği biçiminde ise de, her somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle kanıtlandığı takdirde asgari ücretin üzerinde veya altında saptanacak her hangi bir ücret miktarı hesaplamaya esas alınabilir.
Bilindiği gibi 506 sayılı Yasa'nın 20/4. maddesi gereğince, şayet sigortalı bir başkasının bakımına muhtaç ise bağlanan gelir %50 oranında arttırılır. Bu durumda bakım ücreti hesaplanırken, mahkemece tespit edilen ve sigortalının gerçek zararını ifade eden tavanın %50 sinin bakım ücreti olarak kabul edilmesine olanak yoktur. Zira gerçek belli iken başka bir yöntemin benimsenmesi geleneksel tazminat hukuku ilkelerine aykırı düşer. Somut olaydaki gerçek ise, sigortalının bakım için ücret ödemesidir. Ödeyeceği ücret, tavanın %50 sinin altına inebileceği gibi üstüne de çıkabileceğinden, tavanın %50 sinin bakım ücreti olarak değerlendirilmesi düşünülemez. Sigortalının gelirinden bakım için bir miktar pay ayıracağı, bakım ücretinin ne miktar olduğu, sigortalının somut yaşam ve bakım koşulları göz önünde tutularak, diğer taraftan bakıma muhtaç sigortalının aile birliği içinde kendisine baktırmada eşinin yardımından yararlanmasının Medeni Kanun'da öngörülen müzaharet yükümü (yardım yükümü) gereği bulunduğu ve yine başkasının bakımına muhtaç sigortalının herhalde gelirinden bakım için bir miktar pay ayırması gerekeceğine ilişkin olgu gibi Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddelerinin uygulanmasını gerektiren bir sebebin varlığı halinde bakım için hesap edilen zarar miktarından indirim yapılması ve bulunan bakım ücretine ilişkin zararın sigortalının diğer gerçek zararına ilavesi ile davalıya atfedilen kusur oranının da uygulanmasından sonra dış tavan denetlemesinin yapılması gerekirken global olarak sigortalının maddi zararının yarısı kadarını bakıcı ücreti olarak belirleyen ve gerçek zarar tavan hesabı yapılırken, bilinen dönem başlangıcı olarak iş kazasının gerçekleştiği tarih yerine, sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazandığını belirleyen rapor tarihinin esas alınması gereği gözetilmeksizin düzenlenmiş olan hesap raporunun hükme dayanak kılınması; ayrıca tahsiline hükmedilen harcama ve ödemelerin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle tahsiline hükmedilmesi yasal gereğine karşın, faiz başlangıcı için "ağırlıklı ortalama" tarih baz alınarak hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıya, Davalı Avukatı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, 23.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy