(506 S. K. m. 26)
Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
3 silindirli merdane tezgahında Jant kasnağı kıvırma işi yaparken, sacın iyi kıvrılmaması nedeniyle tekrar merdaneye vermek istemesi üzerine, elindeki eldivenin sacın birleşme uçları arasına sıkışması ve ayak pedalına basması nedeniyle sol el baş parmağı ile 1. ve 2. parmaklarının kopması biçiminde gerçekleşen iş kazası nedeniyle iş müfettişliği tarafından düzenlenen raporda, kasnağı bırakmadan ayak pedalına basarak elinin sıkışmasına neden olan kazalının %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, yargılama sürecinde alınarak hükme dayanak yapılan 19.12.2003 tarihli bilirkişi raporunda da anılan rapora atıfla aynı sonuca varılmış ve Mahkemece işveren hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde davalı işveren şirketin 27.05.2000 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle yaptığı başvuru üzerine, Türkiye Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Manisa İl Temsilciliği tarafından görevlendirilen Danyal Şentürk tarafından işyerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenmiş 05.06.2000 Tarih, 2652/202 sayılı rapor mevcut olup, raporun sonuç kısmında "iş kazasının meydana gelmesinde ana etkenler, iş kazasının meydana geldiği makinada döner merdanelere çalışan işçinin el ve parmaklarının bu makinaya sıkışmaması için yeterli ve gerekli tedbirlerin işyerince alınmaması, işin yapılması esnasında kullanılan koruyucu malzeme olarak verilen eldivenin ise tam olarak yukarıda açıklandığı gibi uygun olmadığı (streç olması gerekir) iş kazasına uğrayan işçinin kazaya uğradığı saat dikkate alındığında "02.05" büyük bir olasılıkla gündüz istirahati için yeterli zamanı ayırmamış olduğu" görüşlerine yer verilip önerilerde bulunulmuştur.
Mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda anılan tespitlerin irdelemesi yapılmadığı gibi, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 181/1. maddesindeki sistemin kazanın gerçekleştiği tezgaha uygulanamayacağı görüşü yeterince dayanaklarıdırılmamış, işe başladıktan sonra birkaç gün süreyle başka çalışanları izlemenin İşçi Sağlığı İş Güvenliği Tüzüğü'nün 3. maddesine uygun ve yeterli bir eğitim olup olmadığı da tartışılmamıştır.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerle işyeri ve çalışma koşullarını gözeten, yapılan iş yönünden geçerli işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına ilişkin ayrıntılı bir irdeleme içeren bilirkişi raporu alınmak suretiyle, Kurum müfettişlerince yapılan incelemeler sonucunda işçinin bağışlanmaz kusurlu olduğu yönündeki tespitler ve tüm raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekleri üzerinde durulmaksızın, yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporundaki sonuca göre hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy